Bu sayfa, 26. Dünya Psikiyatri Kongresi'nde sunulan çalışmanın yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış Türkçe özetidir. Çalışmanın sahibi sunan yazarlardır; atıf için orijinal kaynağa başvurun.
SO150
Yapısal ağ değişiklikleri ve periferik bağışıklık ile inflamasyon düzensizliği majör depresif bozuklukta prognostik önemi olan farklı alt tipleri tanımlıyor
FRONTAL STRUCTURAL NETWORK VULNERABILITY AND PERIPHERAL IMMUNE DYSREGULATION IN MAJOR DEPRESSIVE DISORDER: DIAGNOSTIC AND PROGNOSTIC IMPLICATIONS
Sunan: Wei Du
Ülke: China
Kurum: West China Hospital of Sichuan University, Department of Radiology
Oturum: 2840 - PARALLEL SHORT ORAL POSTER SESSIONS: NEUROSCIENCE & NEUROIMAGING - Part II
Tarih: Thu, 24.09.2026
Yapısal kovaryans ağlarından türetilen iki majör depresif bozukluk alt tipi farklı bağışıklık profilleri taşımakta ve hiperbağlantılılık alt tipi antidepresana daha hızlı yanıt vermektedir.
Amaç, majör depresif bozuklukta (major depressive disorder, MDD) periferik bağışıklık düzensizliğinin kortikal yapısal örüntüyle nasıl etkileştiğini ve bağışıklık heterojenliğinin beyin yapısal ağlarınca düzenlenip düzenlenmediğini incelemektir. Yöntemde iki yönlü Mendel randomizasyonu (Mendelian randomization, MR) ile prospektif kohort tasarımı birleştirildi; MDD, UK Biobank gri madde hacmi (gray matter volume, GMV) fenotipleri ve bağışıklıkla ilişkili 19 özellik için geniş ölçekli GWAS meta analizleri kullanıldı. Kohortta daha önce ilaç kullanmamış 122 MDD hastası ile 66 sağlıklı kontrole voksel temelli morfometri, bireyselleştirilmiş yapısal kovaryans ağ analizi (IDSCN) ve 40 periferik inflamatuvar ve bağışıklık belirtecinin ölçümü uygulandı; tedavi yanıtı makine öğrenmesi ve sağkalım analiziyle değerlendirildi. Posterdeki ana bulgulara göre MDD genetik olarak daha düşük IGF-1 düzeyiyle ilişkiliydi (pFDR = 0,013) ve IL-5 ile leptin bölgesel GMV ile ilişkili bulundu (pFDR < 0,05). Ağ düzeyindeki bozukluklar varsayılan ağ ile limbik ağ arasındaki ve limbik ağ içindeki bağlantılarda yoğunlaşıyordu. Hastalar iki alt tipe ayrıldı: hipobağlantılılık alt tipi (n = 49) daha belirgin anksiyete ve anhedoni ile, hiperbağlantılılık alt tipi (n = 73) ise daha yüksek bağışıklık ve inflamasyon yüküyle öne çıktı. İzlemde hiperbağlantılılık alt tipinde antidepresan yanıtı daha hızlıydı (p = 0,032). Yapıdan türetilen bu alt tiplerin bağışıklık heterojenliğini yansıttığı ve biyolojik temelli hasta katmanlandırması ile prognoz öngörüsünü destekleyebileceği sonucuna varılmıştır; kongre özet metninde ise üç alt tip, AUC = 0,94 ve HR = 0,762 (p = 0,003) bildirilmiş olup bu noktalar posterle örtüşmemektedir.
Orijinal postere gitBu çalışmaya nasıl atıf yapılır?
APA 7: Du, W., et al. (2026, September 24). Frontal structural network vulnerability and peripheral immune dysregulation in major depressive disorder: diagnostic and prognostic implications [Poster presentation]. 26th WPA World Congress of Psychiatry (WCP 2026), Stockholm, Sweden. https://cslide.ctimeetingtech.com/wcp26/attendee/eposter/file/2257
Vancouver: Du W, et al. Frontal structural network vulnerability and peripheral immune dysregulation in major depressive disorder: diagnostic and prognostic implications [poster]. 26th WPA World Congress of Psychiatry (WCP 2026); 2026 Sep 23-26; Stockholm, Sweden. Available from: https://cslide.ctimeetingtech.com/wcp26/attendee/eposter/file/2257
Yazar adları ve başlık biçimi kongre sisteminden otomatik oluşturulmuştur; kullanmadan önce orijinal posterle karşılaştırın.
Aynı konudan
- 5-HTTLPR ve MAOA genotiplerinin Iowa kumar görevinde risk altında karar verme üzerindeki farklı duyarlılık etkileri
- Duygusal düzensizliği olan erişkin DEHB hastalarında merkezi noradrenalin taşıyıcısı erişilebilirliğinin [11C]MRB PET/MRI ile in vivo görüntülenmesi ve nicelenmesi
- Erişkin DEHB'de sapmış beyin kritikliği: uzun erimli zamansal korelasyonlar ve görüntüleme transkriptomiğinden çıkarımlar
- Anksiyete biyobelirteci olarak fibroblast büyüme faktörü 2: tehdide yönelik dikkat yanlılığıyla ilişkileri
- Trajedi paradoksu: hüzünlü müzikle olumlu duygudurum düzenlenmesinin psikolojik ve nörobiyolojik mekanizmaları