Etiket arşivi: emdr terapisi

TSSB (Tramva Sonrası Stres Bozukluğu) Nedir?

TSSB Tedavisi ve Çocukluk Çağı Travmaları

TSSB (Tramva Sonrası Stres Bozukluğu) Nedir?

Tramva Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), bir kişinin yaşadığı travma sonucunda oluşan psikolojik bir rahatsızlıktır. Tramvalar kişiyi hem duygusal hem de ruhsal olarak derinden etkileyen olayların bütünüdür. Tramvalar yalnızca çocuklukta değil, her yaşta meydana gelebilen durumlardır.

Psikoloji alanındaki önemli dergilerden biri olan The British Journal of Psychiatry’de yayınlanan “TSSB tedavisi için Çocukluk Çağı Travmalarının ayrıntıları ile detaylı bir şekilde temas etmek şart değildir” başlıklı araştırma aslında çocukluk çağı tramvayına sahip hastalara yaklaşımı ele alıyor.

Aynı araştırma, JAMA Network’te de “Çocukluk travması sonrası travma sonrası stres bozukluğu olan yetişkinler için tedavi olarak Imagery Rescripting ve EMDR: Randomize Klinik Çalışma” başlığında yayınlanmıştır.

Tramva Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) hastalığının tedavi sürecinde kullanılabilecek metodları inceleyen bir araştırma yazısıdır.

Araştırmanın Arka Planı

Çocuklukta yaşadıkları zorlu süreçlerden dolayı meydana gelen travma sonrası stres bozukluğuna sahip olan yetişkinlerin (Ch-PTSD) etkili bir tedavisi ve hastalar tarafından iyi tolere edilen tedavilerin araştırılması sürecinde, bu popülasyon için sonuçların iyileştirilmesi bu araştırmaya ihtiyaç duyulmuştur.

Araştırmanın Amacı

Bu araştırmanın temel amacı, çocukluk çağı travmalarıyla ilişkili Tramva Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) tedavisi için travmalara odaklanan iki farklı tedavi metodunun (İmajinasyonda Yeniden Yazma (ImRs) ve Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR)) etkili olma ölçülerini karşılaştırmaktır.

Araştırmanın Yöntemi 

16 yaşından küçük yaşta çocukluk travması geçiren, çocukluk çağı travmalarıyla ilişkili Tramva Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) olan yetişkinlerin katıldığı çalışmada uluslararası, çok merkezli ve randomize bir klinik çalışma yürütülmüştür. Katılımcılar, tedavi durumuna göre randomize edilmiştir ve birçok zaman noktasında kör hakemler tarafından değerlendirilmişlerdir. Katılımcılar haftada iki defa olmak üzere 90 dakikalık 12 ImRs veya EMDR seansı almışlardır.

Koordinatörünün tedavinin devamının gerekmediği fikrini desteklediği durumlarda, katılımcıların tedavilerini 12 seanslık tedaviyi tamamlamadan önce bitirmelerine izin verildi. Bu gibi durumlarda, değerlendirmeler orijinal planda bulunan zaman noktalarında ölçülmeye devam edildi. Tüm tedavi seansları ses kaydı veya görüntü kaydı ile kaydedildi. İlk seansın tedavi modeline bir giriş niteliği taşıması istendi ve işleme için travma anılarından bir liste oluşturuldu. ImRs durumunda, katılımcılar daha az olumsuz (travmatik olmayan) bir anı ile yeniden yazma denemesi yaptılar. EMDR durumunda ise zaman sıkışıklığı sebebiyle bir deneme yapılmadı. Sonraki her bir seansta travma işlemesi gerekli kılındı.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Tedavi Süreci

ImRs için terapistlerin bilişsel davranışçı terapide temel eğitim almaları gerekiyordu ve EMDR için 1. seviye temel eğitime sahip olmak gerekiyordu. Her iki tedavi için de özellikle çocukluk çağı travmasının tedavisine özel olarak yapılan 2 günlük ek eğitim şart koşuldu. Terapistler IREM’e katılan katılımcıları tedavi etmeye başlamadan önce, video kaydı alınan ve bölge koordinatörü tarafından değerlendirilen en az iki deneme vakasında yeterliliklerini göstermek zorundaydılar. Terapistlere RKÇ boyunca devam eden süpervizyonlar, mestektaşları tarafından sağlandı. Tedavi bütünlüğü, üç ülkeden 60 katılımcının görüntülerini kapsayan kayıtların arasından rastgele seçilerek değerlendiriciler tarafından değerlendirildi. Her katılımcı kasedi, değiştirilmiş EMDR Terapi Uygunluk Derecelendirme Ölçeği ile her öğe 0-2 arasında olacak şekilde derecelendirildi. ImRs Uyum ve Yetkinlik Ölçeğinde ise her bir madde 0-4 arasında değerlendirildi. Tatmin edici bağlılık, EMDR için ortalama 1.34, ImRs için ortalama 3.19 derecelendirmeleriyle gösterildi. Hollandalı katılımcılar için tedavi koşullarının derecelendirme puanları istatistiksel olarak birbirinden ayırt edilebilir analiz edildi.

Tramva Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Tedavisi

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Tedavi Süreci: ImRs Tedavisi

Arntz ve Weertmen tararından geliştirilen ImRs protokolü takip edildi. Bu protokole göre; birinci aşamada hasta, çocuk-benlik perspektifleri, düşünceleri, duyguları ve ihtiyaçlarından gelen bir travma anısını hatırlar. Daha sonra bu hasta, birinin istismarı durdurarak ve çocuğun diğer ihtiyaçlarını önemseyerek müdahalede bulunması gibi farklı bir son hayal etmeleri için yönlendirilir. İlk altı tedavi seansı için terapist görüntüye girer ve müdahale eder. Yedinci seanstan itibaren, hasta görüntünün içine yetişkin benliği olarak girer ve müdahale eder (ikinci aşama). Üçüncü aşamada hasta, olayı çocuk perspektifinden bakarak yetişkin müdahalesiyle birlikte yeniden deneyimler.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Tedavi Süreci: EMDR Tedavisi

Shapiro tarafından geliştirilen sekiz aşamalı EMDR protokolü takip edildi. İşlenecek ilk travmanın genel değerlendirme, hazırlık ve temel bellek bileşenleri (birinci, ikinci ve üçüncü aşamalar) ilk seansa dahil edildi. Üçüncü aşamadan sekizinci aşamaya kadar olan aktif travma işleme aşamaları ikinci seanstan itibaren tekrarlandı. 12. seansta veya hastaların ilerleyişine bağlı olarak daha öncesinde, seansın odak noktası mevcut tetikleyiciler ve gelecekteki olaylarla ilgili beklenti kaygısıydı. Orijinal EMDR protokolünden tek sapma, tedaviler arasındaki kontaminasyonu önlemek için yapılan engelleri kaldırma stratejilerini veya imajinasyonda yeniden yazmayı kısıtlamaktı.

Araştırmanın Sonuçları

ImRs ve EMDR tedavilerinin, çocukluk çağı travmasından kaynaklanan TSSB semptomlarının tedavisinde ve depresyon, disosiyasyon ve travmatik bilişler gibi diğer semptomları azaltmada etkili olduğu bulunmuştur. Düşük çalışmayı bırakma oranları, tedavilerin katılımcılar tarafından iyi tolere edildiğini göstermiştir. Bu çalışmanın sonuçları, travma odaklı tedavilerin çocukluk çağı travmalarıyla ilişkili TSSB için kullanımına kanıt niteliği taşımaktadır.

Bu araştırmada travmatik anıların uzun süre hatırlanmasını gerektirmeyen iki tedavi, çocukluk deneyimlerinden kaynaklanan travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) olan yetişkinler için eşit derecede etkili olarak gözlenmiştir.

Çeviri

Dr Öğretim Üyesi Alişan Burak Yaşar

Psk. Kübra Nalçacı

EMDR Terapisi ve Çocukluk Çağı Travmalarına Etkileri

EMDR Terapisi Nedir?

EMDR terapisi, Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme adıyla anılan güçlü bir psikoterapi yöntemidir. Bu terapi sayesinde, farklı psikolojik rahatsızlıklara sahip her yaştan pek çok birey başarılı bir şekilde tedavi edilebilmiştir. EMDR terapisi, göz hareketleri ve hafifçe dokunma gibi iki taraflı uyaranları travmatik deneyimin işlenmesini kolaylaştırma amacıyla kullanılmaktadır. Bilateral dikkat odaklanmasının sonucu olarak ise, travmatik anıyla ilişkili sıkıntı ve canlılıkta azalma görülebilmektedir. EMDR terapisi yalnızca psikolojik rahatsızlığın getirdiği semptomları ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte yeni bir bakış açısı, pozitif duygular ve inançlar, düşünceler kazandırarak bireyin kişisel gelişimine katkıda bulunur.

EMDR terapisi, Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme adıyla anılan güçlü bir psikoterapi yöntemidir.

Cambridge University Press tarafından yapılan İmajinasyonda Yeniden Yazma (ImRs) ve Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) terapilerinin çocukluk çağı travmalarının tedavilerinde etkililiği çalışması Royal College of Psychiatrists adına yayınlanmıştır. Çalışmada, Shapiro tarafından geliştirilen sekiz aşamalı EMDR terapisi protokolü takip edilmiştir. Orijinal EMDR terapisi protokolünden tek sapma, tedaviler arasındaki kontaminasyonu önlemek için yapılan engelleri kaldırma stratejilerini veya imajinasyonda yeniden yazmayı kısıtlamak olmuştur.

Bu randomize kontrollü çalışma (RKÇ), çocukluk çağı travmalarıyla ilişkili TSSB tedavisinde kullanılan ImRs ve EMDR terapisi tekniklerini direkt olarak karşılaştırma çalışmalarının yetersizliği üzerine tasarlanmıştır.

Çalışmanın Arka Planı

Çocukluk deneyimlerinden dolayı travma sonrası stres bozukluğu olan yetişkinleri (Ch-PTSD) etkili bir şekilde tedavi eden ve hastalar tarafından iyi tolere edilen tedavilerin araştırılması, bu popülasyon için sonuçların iyileştirilmesi açısından gereklidir.

Çalışmanın Amaçları

Bu çalışmanın amacı, çocukluk çağı travmalarıyla ilişkili TSSB’nin tedavisi için iki farklı travma odaklı tedavinin etkililiğini karşılaştırmaktır: İmajinasyonda Yeniden Yazma (ImRs) ve Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR).

Çalışmanın Yöntemi

16 yaşından önce çocukluk travması geçiren, çocukluk çağı travmalarıyla ilişkili TSSB’si olan yetişkinleri kattığımız çalışmamızda uluslararası, çok merkezli, randomize bir klinik çalışma yürüttük. Katılımcıların randomize edilmesi tedavi öncesi değerlendirilmesinde blok randomizasyon (blok sayısı randomize olmak üzere blok başına iki, dört ve altı kişi) kullanılarak yapıldı. Randomizasyon her bir test yeri için cinsiyet dağılımı kontrol edilerek yapıldı. Katılımcılar, tedavi durumuna göre randomize edildi ve birçok zaman noktasında kör hakemler tarafından değerlendirildiler. Katılımcılar haftada iki defa olmak üzere 90 dakikalık 12 ImRs veya EMDR seansı aldılar.

Çalışma Bulguları

Toplam 155 katılımcı tedavi sonu analizine dahil edildi. Çalışmadan çıkma oranları %7,7 ile düşüktü. Tekrarlanan ölçümlerin genelleştirilmiş bir doğrusal karma modeli, gözlemlenen travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) semptomlarının tedavi sonrası 8 haftalık değerlendirmede hem ImRs (d = 1.72) hem de EMDR terapisi (d = 1.73) için önemli ölçüde azaldığını gösterdi. İkincil sonuç ölçümleri ve TSSB semptomları öz değerlendirme ölçümleriyle de benzer sonuçlar görüldü. İki tedavi arasında tedavi sonrası ve takip değerlendirmelerinde yapılan herhangi bir standardize testte anlamlı bir fark görülmedi.

Çalışmanın Sonuçları

ImRs ve EMDR terapisi tedavilerinin çocukluk çağı travmasından kaynaklanan TSSB semptomlarının tedavisinde ve depresyon, disosiyasyon ve travmatik bilişler gibi diğer semptomları azaltmada etkili olduğu bulunmuştur. Düşük çalışmayı bırakma oranları, tedavilerin katılımcılar tarafından iyi tolere edildiğini göstermiştir. Bu çalışmanın sonuçları, travma odaklı tedavilerin çocukluk çağı travmalarıyla ilişkili TSSB için kullanımına kanıt niteliği taşımaktadır.