İstanbul Psikiyatrist Psikoterapist

İstanbul Psikiyatrist Psikoterapist olarak hizmet veren Uzm. Dr. Alişan Burak Yaşar, Psikiyatri İhtisasını İstanbul Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde tamamlamış ve İstanbul, Pendik’deki Marmara Üniversitesi’nde bir dönem görev yapmıştır. Şu an İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır.

İstanbul, Suadiye’deki muaynehanesinde psikiyatrist ve psikoterapist olarak hizmet vermekte, klinik uygulama olarak, Psikodinamik Psikoterapi, EMDR Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Hipnoterapi, Aktarım Odaklı Psikoterapi, Motivasyonel Görüşme ve Şema Terapi gibi çeşitli bilimsel yöntemleri kullanmaktadır.

İstanbul Psikiyatrist Psikoterapist

Bilim ve Ütopya Dergisi‘nde yayımlanan bir makalesinde yeni terapi teknikleriyle ilgili görüşlerini paylaşmıştır:

Travma Terapileri

EMDR Terapisi, BDT gibi ruhsal travmada kullanılan bir psikoterapi yöntemidir. Tüm psikiyatrik ve psikolojik tedaviler gibi keşfi ve gelişimi çok yeni olan bu terapi, 1990’larda Shapiro’nun keşfinden itibaren çok hızlı ve verimli şekilde gelişim göstermiştir.

Gelecek yıllar düşünüldüğünde bu tür tedaviler, bilimsel olarak etkisi ispatlanmış olmakla birlikte, henüz gelişiminin delikanlılık dönemlerinde diyebileceğimiz, heyecanlı ve umutlu yöntemler olarak görülebilir. Geçtiğimiz yarım asra bakıldığında, bu tür psikoterapiler aynı hızla gelişmeye devam ederse, ruhsal acıların dindirilmesi açısından gelecek çok parlak görünmektedir.

Bu aşamada, üzerinde düşünülmesi gereken bir alan daha ortaya çıkmaktadır. Hekimler ve psikoterapistler olarak temel görevimiz; acıyı dindirmek, ruhsal ve fiziksel olarak iyilik halini sağlamaktır.

Şimdi beyin fırtınası için, bir anlığına, acı dindirmenin öteki yanlarına bakalım. Diğer tıbbi hastalıklardan örnek verirsek, orak hücreli anemi denilen kan hastalığında hastalar kansızlık çeker. Buna rağmen bir mikropla ilgili olan sıtma denilen hastalık, orak hücreli anemi hastalığı olan kişilerde diğer insanlar kadar ağır belirtiler oluşturmaz ve hafif seyreder. Yani bir hastalık, insanları başka bir acılı hastalıktan koruyabilir veya başka bir acılı hastalığın etkilerine karşı kısmen koruyucu olabilir.

Survi‘ dediğimiz hayatta kalım ve türümüzün devamlılığını inceleyen bilim dallarının gözüyle veya hayatta oluşumuzu anlamlandırmayı hedefleyen felsefe bilgisiyle bu konuya yaklaşmak bize bu örnekle birlikte farklı bir perspektif katabilir.

‘Ruhsal travma’nın bireyde yarattığı acıyı dindirmek her zaman iyi midir? Ruhsal travma acısının, günümüz insanında da hayatta kalım ve survi açısından faydaları olabilir mi? Ruhsal travma acısını dindirmememiz gereken durumlar ya da belirli bir süre iyileştirmememiz gereken zamanlar olabilir mi? Eğer ruhsal travma acısını dindirmek için biraz beklememiz gereken yerler varsa, buraları nasıl tanımlayabiliriz? Hangi özel zamanlarda? Hangi özel durumlarda? Hangi kişilerde? Ötelemenin fayda ve zararları neler olabilir? Bireysel ve toplumsal etkileri neler olur? Fayda konusunu da neye göre belirlemek gerekecektir?”