İşitme Kaybı, Demansın En Büyük Değiştirilebilir Risk Faktörlerinden Biridir

Demans vakalarının yaklaşık %45’i değiştirilebilir 14 risk faktörüne bağlanıyor. İşitme kaybının tek başına payı %7.

Bu oran 2024 Lancet Komisyonu raporundan. Aynı raporda tedavi edilmemiş görme kaybı da ilk kez listeye eklendi.

İşitme kaybının payı çoğu zaman olduğundan küçük görünüyor, çünkü genellikle kişinin kendi beyanına dayanıyor. Odyometriyle ölçüldüğünde ABD’de orta ve ileri işitme kaybına atfedilen demans oranı %16,9 çıkıyor. Öz bildirime dayalı tahminlerin yaklaşık 8 katı.

Mekanizma için üç yol öne sürülüyor. Bozuk bir sinyalden konuşmayı çıkarmak sürekli çaba ister ve bilişsel kaynakları tüketir. İşitme kaybı olan kişilerde temporal korteks ve hipokampus hacimleri daha düşük ölçülüyor. Üçüncüsü sosyal geri çekilme ve yalnızlık.

Tedavi tarafında tablo tek yönlü değil. 977 kişilik ACHIEVE randomize çalışmasında tüm grupta üç yıllık bilişsel gerileme açısından fark çıkmadı. Ancak kardiyovasküler risk yükü yüksek olan alt grupta gerileme müdahale kolunda %48 daha yavaştı. İkincil analizde en yüksek risk çeyreğinde bu fark %61,6’ya ulaştı.

Görme tarafında veri gözlemsel. Katarakt ameliyatı olanlarda demans riski daha düşük bulundu (HR 0,71). Görmeyi geri kazandırmayan glokom cerrahisinde böyle bir ilişki yok. Yine de randomize çalışma bulunmuyor ve kanıt düzeyi düşük.

Depresyonda ilişki tutarlı ama etki büyüklüğü küçük: işitme kaybında OR 1,47, görme kaybında OR 1,75, ikisi birlikteyken OR 2,19.

Pratikte beş adım:
1. İşitmeyi sormakla yetinmeyin, ölçtürün.
2. Bir duyuda sorun saptandığında diğerini de değerlendirin.
3. Katarakt varsa ertelemeyin.
4. Cihazı düzenli kullanın. Koruyucu ilişki yalnızca işitmesinde gerçek düzelme olanlarda görülüyor.
5. Riski yüksek olan kişiyi önceliklendirin.

Bilimsel kaynaklar için → TIKLAYINIZ