Ebeveyn bağının yetişkin ilişkilerine taşınması: Kernberg’in aktarım odaklı terapi perspektifi

Anne babanla kurulan ilk bağın kalıbı, bugün partnerinle ve en yakın arkadaşınla kurduğun ilişkide de sessizce tekrarlanıyor.

🧠 Bağlanma kuramına göre çocuk, bakım vereniyle kurduğu binlerce küçük etkileşimden bir “içsel çalışma modeli” çıkarır: kendisinin sevilmeye değer olup olmadığına ve ötekinin erişilebilir olup olmadığına dair örtük bir beklenti. Hazan ve Shaver’ın (1987) klasik çalışması, yetişkinlerin romantik ilişkide sergilediği güvenli, kaygılı ve kaçıngan örüntülerin, bebeklik dönemindeki bağlanma stilleriyle benzer bir dağılım gösterdiğini ortaya koydu.

🔬 Psikanalist Otto Kernberg’e göre bu model, kendilik temsili, öteki temsili ve ikisini bağlayan duygudan oluşan bir üçlüdür; kişi bu üçlüyü yeni ilişkilerde farkında olmadan yeniden sahneler (aktarım). Aktarım odaklı terapiyi (TFP) test eden randomize kontrollü bir çalışmada, bir yıl sonunda hastaların %28,6’sı güvensiz bağlanmadan güvenli bağlanmaya geçti; karşılaştırma tedavilerinde bu oran %0 kaldı (Levy ve ark., 2006).

Bu kalıbı fark etmenin bir yolu, tepki verdiğin anda kendine sormak: bu tepki karşımdaki kişiyle mi, yoksa geçmişteki biriyle mi ilgili? Kalıp birden fazla ilişkinde tekrar ediyorsa ve günlük işlevini bozuyorsa, yapılandırılmış bir terapiden destek almak anlamlı bir seçenektir.

Bu içerik tanı ya da tedavi tavsiyesi değildir.

Kaynaklar: Bowlby (1969/1982) · Hazan & Shaver (1987) · Fraley (2002) · Oldeman ve ark. (2025) · Kernberg ve ark. (2008) · Levy ve ark. (2006) · Doering ve ark. (2010)

Sunum dosyasını indirin