Postpartum psikoz olgularının çoğunda tablo, doğum sonrası 3. ile 10. gün arasında başlıyor.
Sıklığı düşük: sistematik derlemede bildirilen insidans her 1000 doğumda 0,89 ile 2,6 arasında. Ama belirleyici olan sıklık değil, hız. Başlangıç genellikle saatler içinde gelişiyor ve literatürde yatarak tedavi gerektiren bir psikiyatrik acil olarak tanımlanıyor.
Bu tablo lohusa hüznü değil. Mani, karma duygudurum, çökkünlük, aşırı şaşkınlık ve hezeyanlar aynı klinik tabloda bulunabiliyor. Psikotik
belirtiler olguların %70’inden fazlasında bildiriliyor. En zor yanı dalgalanma: belirtiler saat içinde değişiyor ve arada belirtisiz açık
dönemler olabiliyor. Muayenedeki sakin bir an, hastalığın yokluğu anlamına gelmiyor.
Riski en çok artıran etken bipolar bozukluk öyküsü. Yüksek riskli kadınların yaklaşık üçte biri doğum sonrası dönemde nüks yaşıyor.
Gebelikte koruyucu ilacını sürdürenlerde nüks oranı %23, ilaçsız izlenenlerde %66. Şu da doğru: olguların %40’ından fazlasında hiçbir ağır
ruhsal hastalık öyküsü yok.
Ne yapmalı:
1. İlk iki haftayı işaretleyin. Bebek uyurken bile uyuyamama en dikkat çekici erken işaret.
2. Sadece anneye değil, yanındakine de sorun. Belirtiler saklanabiliyor ve dalgalanıyor.
3. Gebelikte kişisel ve ailesel bipolar bozukluk öyküsünü sorun.
4. Şüphe varsa aynı gün psikiyatriye yönlendirin. Önce tıbbi nedenler dışlanır.
5. Öykü varsa gebelik öncesi danışmanlık planlayın.
İyi haber şu: tanı konulduğunda sonuç iyi. Yapılandırılmış bir tedavi algoritmasıyla ilk atak olguların %98,4’ünde tam yanıt, 9. ayda
%79,7’sinde sürmekte olan remisyon bildirilmiş.
Dürüst not: postpartum psikoz tanı kılavuzlarında ayrı bir tanı olarak tanımlanmıyor. Uyku yoksunluğunun rolü konusunda da geriye dönük ve ileriye dönük çalışmalar farklı sonuçlar veriyor.
Kendine ya da bebeğine zarar verme düşüncesi varsa beklemeden en yakın acil servise başvurun.