İlişkisel çerçeve kuramının 20 belirgin özelliği şunlardır:
Skinner’ın Temel Sözel Davranış Kategorileri (Verbal Operants)
İlişkisel Çerçeveleme Kuramının (RFT) Açıkladığı Bilişsel Temeller 6. Türetilmiş Uyarıcı İlişkileri (Derived Stimulus Relations): İnsan zihninin, doğrudan eğitilmeden veya uyarıcılar arasında fiziksel hiçbir benzerlik olmadan bile nesneler ya da kelimeler arasında mantıksal ilişkiler türetebilme (öğrenilmemiş bağlar kurabilme) yeteneğidir. 7. Karşılıklı İçerme (Mutual Entailment): İki kavram arasında bir ilişki öğrenildiğinde, tam tersi ilişkinin otomatik olarak dille zihinde üretilmesidir (Örn. Eğer A kavramı B ile aynıysa, B de A ile aynıdır). 8. Birleşik Karşılıklı İçerme (Combinatorial Mutual Entailment): Öğrenilmiş iki temel ilişkinin zihinde birleştirilerek, öncesinde hiç bağ kurulmamış olaylar arasında yeni bağlantılar (A-B ilişkili ve B-C ilişkiliyse, A-C de ilişkilidir) türetilmesidir. 9. Uyarıcı İşlevlerinin Dönüşümü (Transformation of Stimulus Functions): Dil aracılığıyla kurulan ilişkiler sayesinde bir nesnenin veya durumun hissettirdiği anlamın anında değişmesidir (Örn. Daha önce nötr olan bir kelimenin, tehlike ifade eden başka bir kelimeyle bağdaştırıldığı an kişide korku yaratması). 10. Bağlamsal İpuçlarıyla İlişki Kurma: Dilin neyin neyle ilişkili olacağını fiziksel kanıtlara dayanarak değil, tamamen toplum tarafından icat edilmiş “daha büyük”, “daha kötü”, “ile aynı” gibi bağlamsal ipuçlarına dayanarak keyfi (arbitrary) şekilde inşa etmesidir. 11. Geniş İlişkisel Çerçeve Ağları: Düşünme ve iletişim süreçlerinin zıtlık, mekansal (içinde/dışında), zamansal (önce/sonra), nedensel (eğer-öyleyse) ve hiyerarşik (bir parçası) gibi sayısız karmaşık çerçeveler etrafında şekillenebilmesidir.
Üst Düzey Düşünme ve İnsan Algısı 12. İçsel (Özel) Olayların Sessizce İfade Edilmesi: Dili dışsal bir araç olarak öğrenen bireyin, zamanla çevresinin göremediği acıları, anıları ve fiziksel hisleri de adlandırmayı öğrenerek dili “sessiz düşünceye” dönüştürmesidir. 13. Perspektif Alma (Ben-Burada-Şimdi): Ben/Sen, Burada/Orada ve Şimdi/O Zaman zıtlıklarının dil yoluyla öğrenilmesiyle bir “benlik” hissinin oluşması ve diğer insanların bakış açılarının simüle edilebilmesidir. 14. Analoji ve Metafor Kurma: Dünyayı anlamlandırmak için kavramlar arasındaki ortak fiziksel olmayan benzerlikleri saptama ve farklı ilişkileri birbirleriyle karşılaştırarak (ilişkilerin ilişkisini kurarak) metaforlar üretebilme becerisidir. 15. İçsel Bir Tutarlılık (Coherence) Eğilimi: Kelimelerin, anlamların ve gramer kurallarının rastgele değiştirilememesi durumu; insanın dilde daima yapısal ve mantıksal bir tutarlılık arayışına girmesidir. 16. Problem Çözme Mekanizması Olması: Dilin, mevcut değişkenleri manipüle ederek henüz yaşanmamış olaylar için olası sonuçları hesaplamayı ve stratejik davranmayı sağlamasıdır.
Dilin Davranışı Kontrol Etme Gücü (Kurallar) ve Yan Etkileri 17. Kurala Bağlı Davranış (Rule-Governed Behavior): Dilin, fiziksel dünyada doğrudan maruz kalınmasa bile gelecekteki olası davranışları ve sonuçları belirten uzun vadeli kurallar yaratarak anlık dürtüleri erteleyebilmemizi sağlamasıdır. 18. Uyum (Pliance) ve İzleme (Tracking): İnsanların sırf kurallara uyarak başkalarından sosyal onay almak (Pliance) veya kuralların gösterdiği uzun vadeli sonuçlara mantık yoluyla güvenerek amaca ilerlemek (Tracking) şeklindeki dil temelli yönelimleridir. 19. Genişletme / Artırma (Augmenting): Kuralların, “iyi bir insan olmak” ya da “adalet” gibi tamamen dil yoluyla icat edilmiş idealler aracılığıyla bir durumun kişiye ne kadar ceza veya ödül gibi hissettirdiğinin değerini kalıcı olarak değiştirebilmesidir. 20. Doğrudan Deneyimlere Karşı Duyarsızlaştırma: Kurallara bağlı yaşamanın aşırıya kaçması durumunda insanı fiziksel gerçeklikteki çevresel sonuçlara duyarsızlaştırması, dış dünyada işe yaramayan ve insanı tuzağa düşüren davranışların dildeki doğruluğuna inanılarak körü körüne sürdürülmesidir.
Özetle, dış çevreyi ifade etmek için gelişen bu ilişkisel dil yeteneği insanlara büyük avantajlar sağlamakla birlikte; anıları, acı veren kelimeleri ve tehditleri fiziksel bir tehlike olmaksızın bile gerçekmiş gibi hissettirerek acı çekme potansiyelini sonsuz ölçüde artıran karanlık bir yüze de sahiptir.
Psikoterapi sürecinde hastaların dille olan ilişkisini anlamlandırmaları, zihinsel esneklik kazanmaları için kritik bir adımdır. Niklas Törneke’nin İlişkisel Çerçeve Kuramı (RFT) çerçevesinde dille ilgili sunduğu temel özellikleri, bir hastaya anlatılabilecek şekilde metaforlarla aşağıda özetledim:
İnsan Dilinin 20 Temel Özelliği ve Metaforları
Dil, sadece ses çıkarmak değil, bir şeyi başka bir şeyle zihinsel olarak bağlamaktır.
2. Türetilmiş İlişkiler
İnsanlar, doğrudan öğretilmeyen bağlantıları kendiliğinden kurabilirler.
3. Karşılıklı Gerektirme
Bir şeyin diğerine eşit olduğunu bilirseniz, diğerinin de ilkine eşit olduğunu anında türetirsiniz.
4. Birleşik Gerektirme
Zihin, dolaylı yollarla karmaşık ağlar kurar.
5. İşlevlerin Dönüşümü
Bir kelime, o kelimenin temsil ettiği nesnenin özelliklerini taşımaya başlar.
6. Keyfi Uygulanabilirlik
Zihin, nesnelerin fiziksel özelliklerinden bağımsız olarak her şeyi her şeyle bağlayabilir.
7. İlişkisel Çerçeveleme
Her şeyi belli çerçevelere koyarak anlamlandırırız.
8. İlişki Bağlamı (Crel)
Kullandığımız bağlaçlar zihnin hangi çerçeveyi kullanacağını belirler.
9. İşlev Bağlamı (Cfunc)
İçinde bulunduğumuz durum, bir kelimenin hangi özelliğinin öne çıkacağını belirler.
10. Kural Güdümlü Davranış
İnsanlar doğrudan deneyim yerine zihinsel talimatlarla hareket ederler.
11. Pliance (Onay Odaklılık)
Bir kuralı sadece başkalarının onayı veya cezası için takip etmek.
12. Tracking (İzleme)
Kuralı, dünyanın işleyişine uygun olduğu için takip etmek.
13. Augmenting (Anlam Arttırma)
Bazı kurallar, eylemlerin değerini ve motivasyonunu değiştirir.
14. Değerler (Sözel Hedefler)
Dil, bize şu an burada olmayan ama arzulanan bir gelecek çizebilir.
15. Doğrudan Deneyime Duyarsızlık
Zihinsel kurallara o kadar takılırız ki dünyanın gerçekte ne dediğini duymayız.
16. Acıyla Genişleyen Arayüz
Dil sayesinde, acı sadece “şimdi ve burada” değil, her an her yerdedir.
17. Yaşantısal Kaçınma
Zihinsel acıdan kaçmaya çalışmak bizi daha çok hapseder.
18. Bilişsel Birleşme (Fusion)
Düşünceleri gerçekliğin kendisi sanmak.
19. Gözlemleyen Benlik (Self-as-Perspective)
Düşüncelerin geçtiği değişmeyen merkez.
20. Hikayeleşmiş Benlik (Self-as-Story)
Zihnimizin kendimiz hakkında yazdığı sabit senaryo.