EMDR Ruh Sağlığı Tedavisinin Sanal Gerçeklikte Otomatikleştirilmesi (Automating EMDR Mental Health Treatment in Virtual Reality)

EMDR Ruh Sağlığı Tedavisinin Sanal Gerçeklikte Otomatikleştirilmesi (Automating EMDR Mental Health Treatment in Virtual Reality)

Yazarlar: Mu Mu1, Olive Chan1, Andrew Debus1, Murtada Dohan1, David Nicholls1,  Paul Wallang2, Kieran Breen

1 University of Northampton, 2 Cardinal Clinic, 3 St Andrew’s Healthcare

Çeviren: Uzm.Psk. Elena Gizem Pozam

‘Bu bir ön baskıdır; bir dergi tarafından hakem değerlendirmesinden geçmemiştir.’

https://doi.org/10.21203/rs.3.rs-5829989/v1 

Özet

EMDR, fobi ve travma tedavisinde kanıtlanmış bir psikoterapi olmasına rağmen, eğitimli terapist eksikliği ve uzun bekleme süreleri nedeniyle erişim oldukça kısıtlıdır. Bu zorlukların üstesinden gelmek amacıyla, bu makale, fobi tedavisi için klinik titizliği ve hasta katılımını sürdürürken terapi sunumunu otomatikleştiren Sanal Gerçeklik (VR) tabanlı bir EMDR uygulamasının geliştirilmesini sunmaktadır. Sistem, kullanılabilirliği ve sürükleyiciliği artırmak için terapist görüşleriyle şekillendirilmiş tasarımları, doğal sanal ortamları ve oyundan esinlenilmiş etkileşim mekaniklerini içermektedir.

Uygulama, interaktif bir metronom aracılığıyla çift yönlü uyarım, sezgisel serbest el etkileşimleri ve terapötik ihtiyaçlara göre uyarlanmış sakinleştirici ortamlar gibi özellikleri entegre ederek kapsamlı bir EMDR protokolünü takip etmektedir.1 Hız kontrolleri ve kişiselleştirilebilir terapi deneyimleri gibi koruyucu önlemlerle hasta güvenliği ve özerkliği önceliklendirilmiştir. Bulut tabanlı bir veri yönetim sistemi, uzaktan terapist takibini ve tedavi değerlendirmesini desteklemektedir.

Beş günlük bir pilot çalışma, sistemin fizibilitesini ve kullanılabilirliğini değerlendirmiştir. Nicel sonuçlar, Subjektif Rahatsızlık Düzeyi (SUD) puanlarında düşüş ve Bilişin Geçerliliği (VOC) puanlarında artış olduğunu göstermiş; beş katılımcıdan dördü IAPT Fobi Ölçeği’nde subklinik fobi düzeylerine ulaşmıştır. Niteliksel geri bildirimler, sistemin erişilebilirliğini, sakinleştirici tasarımını ve hastaların fobileri yönetme konusundaki özgüvenini artırma potansiyelini vurgulamıştır. Bu bulgular, erişilebilir ve ölçeklenebilir psikoterapi sunumu için VR tabanlı çözümlerin potansiyelinin altını çizmektedir. Gelecekteki çalışmalar, karmaşık ruh sağlığı durumları için uygulamaları araştıracak ve sistemin etkinliğini büyük ölçekli klinik deneylerle doğrulayacaktır.

  1. Giriş

Dünyada her sekiz kişiden biri, engelliliğin ve intiharın önde gelen nedeni olan bir ruhsal bozuklukla yaşamaktadır. Küresel olarak ruh sağlığı ihtiyaçları yüksek olmasına rağmen, bu ihtiyaçlara verilen yanıtlar yetersiz ve eksiktir (Dünya Sağlık Örgütü 2022). Birleşik Krallık’ta, Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS) ruh sağlığı servisleri, olumsuz hasta deneyimleri nedeniyle giderek artan bir baskıyla karşı karşıyadır. Bu deneyimler arasında, toplum ruh sağlığı hizmetleri için 1.2 milyonu aşan bir bekleme listesi bulunmaktadır (Kamu Hesapları Komitesi 2023).2

Maruz Bırakma Terapisi (ET) gibi Bilişsel Davranışçı Terapiler (BDT), fobi ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) için yapılan müdahalelerin ampirik olarak en çok desteklenen bileşenlerindendir. Sanal Gerçeklik (VR) teknikleri, karşılaşmaları güvenli ve aşamalı bir şekilde simüle etme yetenekleri sayesinde, fobi ve travma için Maruz Bırakma Terapisi’nde (ET) başarıyla kullanılmıştır. Ancak, Maruz Bırakma Terapisi, in vivo maruz bırakmanın potansiyel iyatrojenik etkileri, maruz kalmaya tahammül edememe ve etik zorluklar gibi nedenlerle birçok hasta için uygun değildir. Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR), hastaların travmatik deneyimlere ait anılarını yeniden işlemelerine yardımcı olarak ruh sağlıklarını iyileştirmek için yaygın olarak kullanılan bir psikoterapidir (Shapiro 2017).3 TSSB, depresyon ve anksiyete bozukluğunun tedavisinde geniş bir uygulama alanına sahiptir (Khan ve ark. 2018). Maruz bırakma terapisinden farklı olarak, EMDR’nin anı işleme protokolü doğrudan maruz bırakmayı içermez. Bunun yerine, olumsuz imgelerin, inançların ve duyguların daha az canlı ve daha az geçerli hale gelmesi için hastaları, rahatsız edici geçmiş deneyimleri uyumsal, sağlıklı ve sıkıntı vermeyen bir forma dönüştürmeleri yönünde yönlendirir. EMDR, travma odaklı BDT’ye yanıt vermeyen çocuklara da sunulmaktadır.

Ne yazık ki, eğitimli EMDR terapistlerinin azlığı ve diğer kaynak kısıtlamaları, bu tedavinin özellikle Birleşik Krallık’taki hastalar için giderek daha erişilemez hale gelmesine neden olmaktadır. Örneğin, bazı sağlık hizmeti sağlayıcıları EMDR travma terapisi için 14 aydan fazla bekleme süresi olduğunu bildirmiştir (BNSSG NHS 2024). Aşırı uzun bekleme listelerinin yanı sıra, hastaların uzaktaki uzman merkezlere seyahat etme zorunluluğu da EMDR terapisine erişimi sıklıkla engellemektedir. VR platformu kullanılarak otomatik EMDR terapisinin sunulmasının fizibilitesini ve güvenliğini ve ayrıca oyun tasarımı ile sürükleyici teknolojilerin hastaların anı yeniden işleme deneyimini nasıl iyileştirebileceğini değerlendirmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Bu makale, hayat değiştiren EMDR terapisine daha hızlı ve uygun maliyetli erişim sağlamak için VR tabanlı bir çözüm sunmaktadır. Hastalar, kendilerini güvende ve kontrol altında hissettikleri doğal ve sakin bir sanal ortama girmek için bir VR başlığı takarlar. Sesli bir yönlendirme sistemi, belirli terapötik adımlar için sanal ortamın farklı alanlarında hareket etmelerine yardımcı olur. Kapsamlı EMDR protokolünün sürükleyici bir sanal ortama entegre edilmesi, hastaların dikkat dağıtıcı unsurlardan kopmasını ve etkili bir tedaviye her yerde ve her zaman tam olarak katılmasını sağlar. Bir hafta süren bir denemede, fobi tedavisi için bu çözümü kullanan katılımcılarla bir VR EMDR tedavi çalışması yürütülmüştür. Sonuçlar, katılımcıların sanal ortamla etkileşime geçmeyi ve tedaviyi çok az veya hiç dış yardım almadan takip etmeyi kolay bulduğunu göstermiştir. Tedavi haftasının her gününde ve günlük seanslar arasında, olumsuz duyguların etkisinde bir azalma ve olumlu düşüncelerde bir iyileşme gözlemlenmiştir. Tüm katılımcılar fobileri için IAPT Fobi Ölçeği puanlarında iyileşme (düşüş) bildirmiş, 4 katılımcının puanları subklinik seviyelere gerilemiştir. Kullanıcı çalışması sonrası yapılan görüşmelerden elde edilen nitel sonuçlar, katılımcıların korkuyla başa çıkma konusundaki özgüvenlerinin arttığına ve sıkıntılarının azaldığına dair güçlü kanıtlar ortaya koymuştur.

2.1 Anksiyete Bozuklukları ve Fobi

Anksiyete bozuklukları, dünya çapında 300 milyondan fazla insanı günlük yaşamlarında etkileyen en yaygın ruhsal bozukluklardır (Global Health Data 2021). Tipik anksiyete bozuklukları arasında özgül fobiler, panik bozukluk, sosyal anksiyete bozukluğu ve yaygın anksiyete bozukluğu bulunur. Anksiyete bozukluğu olan kişiler, belirli bir böcek türüyle karşılaşma veya sosyal bir durum gibi özel bir duruma ilişkin aşırı korku veya endişe yaşayabilirler; yaygın anksiyete bozukluğu durumunda ise bu endişe, çok çeşitli gündelik durumları kapsar. Diğer belirtiler arasında konsantrasyon güçlüğü veya karar vermede zorluk, sinirlilik, gerginlik veya huzursuzluk hissi, mide bulantısı veya karın rahatsızlığı ve uyku sorunları yer alır. Anksiyete bozukluklarının yaşam kalitesi (QoL) üzerindeki etkisi de kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Anksiyete bozukluklarının, tüm psikiyatrik bozukluklar arasında en yüksek yaşam boyu yaygınlık oranlarına sahip olduğu (Kessler ve ark. 2012) ve önemli ölçüde işlevsel bozulmaya ve ekonomik yüke yol açtığı tahmin edilmektedir (Konnopka ve König 2020).

Fobi, yaygın bir anksiyete bozukluğu türüdür. Fobisi olan kişiler, fobi kaynaklarıyla doğrudan karşılaştıklarında veya doğrudan temas olmaksızın onları düşündüklerinde bir nesneye, yere, duruma, duyguya veya hayvana karşı ezici ve sürekli bir korku duyarlar. Özgül fobi, hayvan korkusu, uçuş korkusu, yükseklik korkusu gibi belirli bir varlık veya durum tarafından üretilen istenmeyen bir korku olarak tanımlanır. Özgül fobilerin sonuçları uzun süreli olup, hastanın günlük sosyal hayatıyla ilgili birçok zorluğa neden olan ciddi fiziksel ve psikolojik reaksiyonlara yol açar (Albakri ve ark. 2022). Tipik özgül fobi örnekleri arasında örümcek, yılan ve köpek korkusu gibi hayvan fobileri; yükseklik, derin su ve mikrop korkusu gibi çevresel fobiler; diş tedavisi veya uçuş korkusu gibi durumsal fobiler; ve kan veya iğne korkusu gibi bedensel fobiler bulunur (NHS 2025).

2.2 BDT ve EMDR Tedavisi

Fobi de dahil olmak üzere anksiyete bozukluklarının tedavisi genellikle psikoterapi, antidepresanlar gibi ilaçlar veya her ikisinin bir kombinasyonunu içerir. Psikoterapi ile hastalar, anksiyete belirtilerini azaltmak için bir terapistle çalışırlar. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), anksiyete bozuklukları için en yaygın psikoterapi şeklidir. Hastalara semptomları azaltmak için özel beceriler öğretmeye ve anksiyete nedeniyle kaçınılan aktivitelere kademeli olarak geri dönmeye odaklanır. Maruz Bırakma Terapisi (ET) gibi bazı BDT terapileri, hastaları gerçek hayatta bu durumlarla başa çıkma konusunda güven geliştirmelerine yardımcı olmak için anksiyeteyi tetikleyen nesnelere veya durumlara kademeli olarak maruz bırakır.

EMDR, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon ve anksiyete bozukluğunu tedavi etmek için geniş bir uygulama alanına sahip etkili bir psikoterapi tedavisidir (Shapiro 2017). EMDR ilk olarak 1989 yılında, travma yaşamış bireylerle tek seanslık tedavi etkilerini değerlendiren randomize kontrollü bir çalışmanın yayınlanmasıyla tanıtılmıştır (Shapiro 1989). Sonraki yıllarda EMDR, Danışan Geçmişi, Hazırlık, Değerlendirme, Duyarsızlaştırma, Yerleştirme, Beden Tarama, Kapanış ve Yeniden Değerlendirme’yi içeren sekiz aşamalı bir tedavi modeli kullanan bir psikoterapi yaklaşımı olarak yaygın bir şekilde benimsenmiş ve geliştirilmiştir. Tedavinin ana aşamaları Değerlendirme, Duyarsızlaştırma ve Yerleştirme’dir. Değerlendirme aşamasında, hastalardan aşağılanma, korku, anksiyete veya güvensizlik gibi en yaygın duygulara odaklanmaları istenir. Daha sonra hastalardan şunları tanımlamaları istenir: (a) bir karşılaşma ve buna bağlı örümcek korkusu gibi hedef deneyimi temsil eden bir imge; (b) kendileri hakkında nasıl hissettiklerini söze döken ve negatif biliş (NB) olarak adlandırılan olumsuz inanç (örneğin, “Savunmasızım.”); (c) Subjektif Rahatsızlık Düzeyi (SUD) ölçeğinde (0 = hiç rahatsızlık yok ila 10 = mümkün olan en yüksek rahatsızlık) ne kadar rahatsız edici hissettirdiği; (d) pozitif biliş (PB) olarak adlandırılan arzu edilen olumlu inanç (örneğin, “Bununla başa çıkabilirim.”); (e) bu olumlu inancın Bilişin Geçerliliği (VOC) ölçeğinde (1 = tamamen yanlış ila 7 = tamamen doğru) ne kadar doğru hissettirdiği; ve (f) deneyimlenen duygu ve fiziksel duyumların bedendeki yeri.

Duyarsızlaştırma aşamasında, hastadan hedef anıya (örneğin, NB, imge ve korku hissi) konsantre olması istenirken, aynı anda bir terapistin hareket eden parmaklarını takip ederek hızlı bilateral göz hareketleri yapmaktan oluşan çift yönlü uyarımı takip etmesi istenir. Bu süreç, hastaların anılara mevcut depolanma biçimleriyle erişmelerini sağlar, bilgi işleme sistemini uyarır ve bilginin uyumsal bir çözüme dönüşmesini mümkün kılar. Her uyarım setinin sonunda, hastalardan olumsuz duyguların yarattığı rahatsızlığı (SUD) yeniden değerlendirmeleri istenir. Etkili bir duyarsızlaştırma aşaması, SUD derecesini kademeli olarak “hiç sıkıntı yok” (0 SUD) seviyesine düşürür. Yerleştirme aşaması, Duyarsızlaştırma aşamasına benzer bir göz hareketleri ve anı işleme prosedürünü takip eder, ancak bu aşama hastaların olumlu bilişsel bağlantıları güçlendirmesini sağlar; yani “Bununla başa çıkabilirim (örümceklerle karşılaşma).” gibi olumlu bir inancın VOC derecesinin kademeli olarak “tamamen doğru” (7 VOC) seviyesine yükselmesi hedeflenir. Sekiz aşamalı EMDR tedavisi hakkında daha fazla ayrıntı (Shapiro 2017) kaynağında bulunabilir.

Tipik olarak 8 ila 12 haftalık seanslar boyunca EMDR, beynin travmatik olayın veya korkutucu deneyimlerin anılarını yeniden işlemesine yardımcı olur, böylece neden oldukları olumsuz imgelerin, duyguların ve fiziksel hislerin etkisi azalır. Araştırmalar, EMDR’nin ET’ye kıyasla hastanın kendi bildirdiği depresyon derecelendirmelerinde daha büyük bir azalmaya ve sosyal işlevsellikte iyileşmeye yol açabildiğini ve bunun daha az tedavi seansıyla başarıldığını göstermektedir (Power ve ark. 2002).

Anksiyete bozuklukları için oldukça etkili tedaviler mevcut olmasına rağmen, Dünya Ruh Sağlığı (WMH) anketlerinin 21 ülkedeki 23 toplum araştırmasından elde edilen verilere göre, ihtiyacı olan her 4 kişiden sadece yaklaşık 1’i (%27,6) herhangi bir tedavi almaktadır (Alonso ve ark. 2018). Tedavinin önündeki engeller arasında bunun tedavi edilebilir bir sağlık durumu olduğuna dair farkındalık eksikliği, ruh sağlığı hizmetlerine yatırım yapılmaması, eğitimli sağlık hizmeti sağlayıcılarının eksikliği ve sosyal damgalanma yer almaktadır. Birleşik Krallık’ta, Ulusal Sağlık Servisi’ndeki (NHS) personel sıkıntısı ve kaynak kısıtlamaları, bazı yüksek yoğunluklu psikoterapi tedavilerinin hastalar için giderek daha erişilemez hale gelmesi anlamına gelmektedir. Örneğin, bir NHS Vakfı, belirli BDT ve EMDR terapileri için 14 aydan fazla bekleme süresi bildirmektedir (BNSSG NHS 2024). Bu nedenle, hayat değiştiren ruh sağlığı terapilerine daha hızlı ve uygun maliyetli erişim sunmak için VR gibi dijital teknolojilerin devreye sokulması gerekmektedir.

2.3 VR Ruh Sağlığı

VR, TSSB (Beidel ve ark. 2019), bağımlılık (Mellentin ve ark. 2017), DEHB (Bioulac ve ark. 2020) ve otizm (Karami ve ark. 2021) gibi çeşitli ruh sağlığı durumlarının değerlendirilmesi ve tedavisi için tıbbi çözümlere entegre edilmektedir. Bazı VR destekli çözümler, kendi kendine veya hafif destekli seansları mümkün kılmak için terapi otomasyonunu içerir. Otomatik bir VR ET olan gameChange, psikoz tanısı konan hastaların maruz bırakma yoluyla sosyal kaçınma bozukluklarının üstesinden gelmelerine yardımcı olmak için geliştirilmiştir (Freeman ve ark. 2022). Büyük ölçekli denemeler, VR tabanlı yaklaşımın etkili olduğunu göstermektedir: hastalar, gameChange VR’nin ekipmana daha rahat alıştıkça özgüvenlerini artırmalarına ve genel anksiyetelerini azaltmalarına yardımcı olduğunu hissetmişlerdir. Hem hastalar hem de personel genellikle müdahaleyi kullanımı kolay bulmuş ve personel, katılımcılar arasında genel olarak yüksek düzeyde bir katılım olduğunu bildirmiştir (Girardi ve ark. 2024). Sağlık ekonomisi çalışmaları, VR tabanlı müdahalelerin ruh sağlığı hizmeti sağlayıcıları için maliyet tasarrufu sağlayabileceğini göstermektedir (Altunkaya ve ark. 2022).

VR teknikleri, farklı fobilerin tedavisi için ET’yi geliştirmek amacıyla kullanılmıştır. Klinik olarak fobik sekiz katılımcıyla yapılan bir çalışmada, Hoffman ve arkadaşları, tedavi etkinliğini artırmak için hastalara sanal örümceklere fiziksel olarak dokunma yanılsaması vermek için VR kullanmıştır (Hoffman ve ark. 2003). Banos ve arkadaşları, dört katılımcıyla yaptıkları bir çalışmada, VR uçuş simülasyonunun uçuş korkusu çeken kişilerde nasıl anksiyete oluşturabildiğini ve farklı senaryolara uzun süreli sanal maruz kalma yoluyla korkuyu nasıl azaltabildiğini göstermiştir (Banos ve ark. 2002). (Meindl ve ark. 2019) çalışmasında, yazarlar aşırı iğne fobisi olan bir hasta için düşük maliyetli VR tabanlı bir ET geliştirmişlerdir. Sonuçlar, müdahalenin geleneksel ET ile ilişkili engelleri ortadan kaldırabileceğini göstermektedir. Dişçi fobisi için VR ET kullanımı araştırılmış (Gujjar ve ark. 2019), katılımcıların kademeli olarak sandalyenin etrafında dişçi aletleri bulunan bir diş muayenehanesine, ağız muayenesi yapan sanal bir diş hekimine, diş şırıngası tutan sanal bir diş hekimine ve son olarak hastaya doğru (sesli olarak) bir matkap taşıyan sanal bir diş hekimine maruz bırakıldığı bir çalışma yapılmıştır. Yazarlar, diş anksiyetesi ve davranışsal kaçınmada bir azalma bildirmektedir (Gujjar ve ark. 2019).

Anksiyete bozukluğu tedavisinde VR’nin mevcut kullanımlarının çoğu, VR tarafından sağlanan nispeten güvenli ve programlanabilir sanal ortamlar sayesinde ET’yi güçlendirmeye odaklanmaktadır. Ancak, her anksiyete kaynağı için özel bir ortam geliştirilmesi gerektiğinden, her VR destekli ET dar bir kitleye sahiptir ve genellenemez. Örneğin, kertenkele korkusu olan bir kişinin tedavi için özel bir kertenkele fobisi simülasyonunun mevcut olmasını beklemesi gerekir. Ek olarak, ET, özellikle ciddi ve karmaşık ruh sağlığı sorunları olan tüm hastalar için uygun değildir. Travmatik bir anıyla ilişkili çevreye veya nesnelere maruz kalmak, kontrol kaybı ve ciddi olumsuz reaksiyonlar yaratabilir. Dışsal maruz kalma sırasında anksiyeteye tahammülsüzlük, ET için nispeten yüksek olan tedaviyi bırakma oranları için önemli bir faktör olarak kabul edilir (yaygın anksiyete tedavisi için %9–21 ve dişçi fobisi tedavisi için %45 (Choy ve ark. 2007; Taylor ve ark. 2012)).

Araştırmalar, TSSB hastalarının çeşitli çevrimiçi forumlarda kendi kendine uygulanan EMDR olasılığını tartıştığını ve birçok kullanıcının bunu evde denediklerini beyan ettiğini göstermektedir (Waterman ve Cooper 2020). Çevrimiçi bir TSSB destek forumundan bir kullanıcı, kendi kendine uygulanan EMDR’nin iyi bir fikir olup olmadığından emin olmamasına rağmen, bir EMDR terapistine erişimi olmadığında bunu ‘felç edici yeniden yaşantılamanın alternatifinden daha iyi’ olarak gördüğünü belirtmiştir. Son zamanlarda EMDR’yi ev kullanımı için otomatikleştirme girişimleri yapılmış olsa da, bunlar hala çok sınırlıdır. Goga ve arkadaşları, kullanıcıları bir diyalog motoru (metinden sese) kullanarak göz hareketi ve anı işlemeyi tamamlamaları için yönlendirebilen bir prototip sistem geliştirmişlerdir ve bilateral uyarım, ekranın bir tarafından diğerine yatay olarak hareket eden kırmızı bir topu gösteren bir bilgisayar monitöründeki bir PC penceresi kullanılarak uygulanmıştır. Görsel rehbere, dengesi soldan sağa ve sonra geriye kayan bir ses ve dokunsal uyarım yaratmak için hastanın bileklerine takılan bir çift küçük titreşim motoru eşlik etmiştir (Goga ve ark. 2022). Yazarlar, çalışmalarının hafif TSSB semptomları yaşayan ancak acil psikolojik desteğe erişemeyen kişiler için otomatik bir EMDR müdahalesinin etkinliğine dair kanıt sağladığını iddia etmişlerdir. Waterman ve Cooper tarafından yapılan bir literatür taraması, ilgili anahtar kelimeler kullanılarak yedi tıp veritabanından alınan 277 makaleden sadece bir tanesinin kendi kendine yardım EMDR terapisinin etkinliği, tolere edilebilirliği, fizibilitesi veya güvenliği üzerine yapılan araştırmalarla ilgili olduğunu göstermiştir (Waterman ve Cooper 2020). Psylaris, kullanıcıların sanal bir ofis alanı içinde yatay olarak hareket eden bir topu takip edebildiği VR tabanlı bir EMDR çözümü sunmaktadır (IJdema ve ark. 2023).

ET için VR tabanlı çözümler iyi çalışılmış olsa da, EMDR’nin otomasyonundaki uygulamaları sınırlı kalmaktadır. Goga ve ark. (2022) tarafından geliştirilenler gibi mevcut sistemler, etkili terapötik katılım için gereken sürükleyici ve etkileşimli niteliklerden yoksun olan, çift yönlü uyarım için zıplayan bir top gibi ilkel tasarımlara dayanmaktadır. Benzer şekilde, Psylaris’in VR EMDR sistemi potansiyel göstermektedir ancak statik arka planlar ve sınırlı hasta etkileşimi ile kısıtlanmıştır. Bu eksiklikler, statik tasarımların ve dar terapötik çerçevelerin ötesine geçen daha çok yönlü ve ilgi çekici VR çözümlerine olan ihtiyacın altını çizmektedir.

Bizim VR EMDR sistemimiz, sürükleyici sanal ortamları, serbest el etkileşimini ve otomatik terapi iş akışlarını entegre ederek bu boşlukları doldurmaktadır. Odağı statik ve dar hedefli VR maruz bırakma terapisi sistemlerinden esnek bir anı yeniden işleme yaklaşımına kaydırarak, bu platform hasta özerkliğini, katılımını ve erişilebilirliği vurgulamaktadır. Tasarımı, sürükleyici ve sakinleştirici ortamlara, kullanıcı dostu etkileşimlere ve bağımsız kullanım için güvenlik önlemlerine öncelik vermektedir. Katılımı ve kullanım kolaylığını artırmak için tasarlanan bu özellikler, doğrudan terapist denetimi olmasa bile EMDR terapisine daha geniş erişilebilirlik sağlarken, titiz klinik doğrulamanın da yolunu açmaktadır.

 

3.1 Amaç ve Hedefler

VR EMDR, hastaların bir terapist tarafından uzaktan desteklenme seçeneğiyle birlikte, kendi çevrelerinin rahatlığında, istedikleri zaman etkili tedavi alabilmeleri için otomatik EMDR fobi tedavisini mümkün kılmayı amaçlamaktadır. Bu amaç, aşağıdaki hedeflerle desteklenmektedir:

  • Uygulama, EMDR terapi sürecini otomatikleştirmelidir, böylece bir terapist tarafından uygunluk açısından ön taramadan geçirilmiş herhangi bir hasta, ihtiyaç duyduğu tedaviyi uygun bir zamanda alabilir.
  • Uygulama, hastaların kendilerini sakin ve kontrol altında hissettikleri doğal ve rahatlatıcı bir sanal ortam sağlamalıdır; bu, etkili bir EMDR tedavisi için bir ön koşuldur.
  • Tipik bir EMDR seansı bir saatten fazla sürebilir. Görsel tasarım, uzun tedavi seansları için VR tutması riskini en aza indirmelidir.
  • Kullanıcının sanal ortamla etkileşimi sezgisel olmalı ve ek bir öğrenme gerektirmemelidir.
  • VR başlığından alınan seans verileri, bir terapistin tedavi seansını uzaktan değerlendirebilmesi için yakalanmalıdır.

3.2 EMDR Klinik Protokolünün Entegrasyonu

VR EMDR çözümü, yerleşik EMDR protokolüne dayanan kapsamlı bir klinik prosedürü içermektedir (Şekil 1). Prosedür, VR tabanlı EMDR tedavisinin üç yönünü dikkate almaktadır. Birincisi, sekiz adımlı EMDR protokolünün bütünlüğünü korumasıdır. Bunu, insan terapist girdisini VR otomasyonu ile harmanlayarak yapar. Öykü alma ve ilk değerlendirme gibi adımlar, her hastanın ruh sağlığı durumunun EMDR ve VR tabanlı tedaviye uygun olduğundan emin olmak için eğitimli terapistler tarafından yürütülür. Bu, VR EMDR tedavisi hastaya reçete edilmeden önce klinikte yapılacak bir başlangıç triyajının parçası olacaktır.

İkincisi, hasta kontrollü sıralama ve çıkış yolları da dahil olmak üzere koruyucu önlemler sisteme yerleştirilmiştir. Hastalar, tedavinin hızını belirlemek ve gerektiğinde kısa molalar vermek için VR interaktif özelliklerini kullanır. Tedavi sırasında zorluklarla karşılaşırlarsa, hastaların uzaktan terapist yardımı talep etme seçenekleri vardır. Son olarak, prosedür VR ortamının tasarımına rehberlik eder. Farklı sürükleyici sahneler, tedavinin farklı aşamalarındaki hastanın psikolojik ihtiyaçlarına uyacak şekilde kendi görsel-işitsel tarzları, mekansal tasarımları ve kullanıcı-etkileşimli özellikleriyle özel olarak tasarlanmıştır. EMDR gibi kapsamlı bir terapiyi otomatikleştirmek için büyük miktarda sesli yönlendirme gereklidir ve bunların tedavinin farklı bölümlerinde etkinleşmesi ve devre dışı kalması gerekir. Ses segmentleri üç ana kategoriye ayrılır: tedavi ve sanal alanlar hakkında genel bilgiler, tedavi adımları için talimatlar (hastanın yanıtını alma ve hastaları bir anı yeniden işleme görevi yapmaya teşvik etme dahil) ve hastanın eylemlerine yanıt olarak teşvik edici ve güven verici sözler. Sesli yönlendirme ayrıca her hastanın pozitif biliş, negatif biliş, SUD ve VOC derecelendirmeleri ve ilerlemesine uyum sağlamalıdır. Bu nedenle, prosedür oyun geliştirme için bir veri yönetim hattı olarak kullanılır.

3.3 VR Sahneleri

Çözüm, ortamını, hastaların rahatlaması veya tedaviye katılması için açık ve kapalı alanlar sunan tipik, pastoral bir İngiliz kır evinde kurgulamaktadır. Tasarım ilkesi, hastalara yeni gelen ancak bahçe mobilyaları, bitkiler ve aşina oldukları kır evi tarzı gibi unsurları içeren sıcak ve davetkar bir ortam sunmaktır. Bu tasarım, hastaları tedavi için huzurlu bir zihin durumuna ulaşmaya teşvik eder. Hastalar, el hareketlerini takip eden sanal elleri görebilirler. Serbest el etkileşimi, VR EMDR uygulaması için ana kullanıcı etkileşimi yöntemidir. Hastalar bir süreci başlatmak ve durdurmak, öğeleri seçmek ve duygularını derecelendirmek için sanal nesnelere dokunurlar. Geliştirilmiş bir kullanıcı deneyimi için sanal etkileşimler sırasında görsel ve işitsel geri bildirim sağlanır. Tüm kullanıcı etkileşimleri, tedavi ilerlemesini izlemek için çevrimiçi bir veritabanına kaydedilir ve saklanır.

Hastalar, VR tedavi seansına esenlik kır bahçesine (well-being cottage garden) girerek başlarlar (Şekil 2). Duvarla çevrili bahçenin bir köşesindeki bir bankta oturan hastalar, kuşların ve bahçenin diğer tarafından akan küçük bir derenin sesini dinlerken renkli bitkilerin, çeşitli saksıların, su fıskiyelerinin ve bakımlı bahçe mobilyalarının manzarasının tadını çıkarırlar. Bahçe, sazdan çatılı iki katlı bir kır evine bitişiktir. Sesli yönlendirme başlamadan önce hastalara etrafa bakmaları ve bahçeye alışmaları için birkaç dakika verilir. Ses, hastaları selamlar ve ardından EMDR terapisi ve VR tabanlı tedavi için hasta bilgilerine kısa bir giriş yapar. Hastalardan rahatlamaları, bahçede zamanlarının tadını çıkarmaları ve ancak hazır olduklarında tedaviye başlamaları istenir. Bu açık hava bahçe sahnesi, hastaların VR tabanlı bir müdahalenin olası başlangıç kaygılarını hafifletmelerine yardımcı olur. Hastalar, tedavi adımlarından mola vermek için her zaman bahçeye dönebilirler. Hastalar EMDR tedavisine hazır olduklarında, kır evine girmek için bankın önündeki bir bahçe urnasına basarlar.

Kır evinin içindeki oturma odası, ana EMDR terapisinin gerçekleştiği yerdir (Şekil 3). Odada sade yumuşak mobilyalar, bir şömine, bir duvar piyanosu ve taburesi ve alçak bir kitaplığın üzerinde duran bir metronom bulunur. Oda iyi aydınlatılmıştır ve dışarıdaki esenlik bahçesine bakan bir penceresi vardır. Sadelikçi tasarım, hastaların dikkat dağıtıcı unsurlar olmadan anı işleme sürecine tamamen dahil olabilecekleri otantik ve huzurlu bir ortam sağlar. Hastalar tedaviyi takip etmek için pencerenin yanındaki piyano taburesinde otururken, başlarını sola çevirerek bahçeyi görebilirler. Bu tasarım, hastaların oturma odasına girdikten sonra hızla kendilerini yönlendirmelerine yardımcı olur; yani tanıdık bir yerden, esenlik bahçesinden, uzak değildirler. Ayrıca hastalara mola vermek için her zaman dışarıdaki bahçeye dönebilecekleri konusunda güven verir.

Oturma odasına girdikten sonra, sesli rehber odayı tanıtır ve özellikle soldaki metronom cihazından bahseder. Kullanıcılar daha sonra kısa ve huzurlu bir piyano müziği dinlerken etrafa bakmak için zaman ayırma şansına sahip olurlar. Hazır olduklarında, kullanıcılar tedaviye başlamak için piyanonun üzerindeki bir nota kağıdına dokunurlar.

3.4 Değerlendirme, Duyarsızlaştırma ve Yerleştirme Süreci

Değerlendirme aşaması, negatif bilişin, pozitif bilişin ve başlangıç VOC ve SUD derecelendirmelerinin belirlenmesiyle başlar. Negatif ve pozitif bilişler için, kullanıcılar fobileriyle ilgili karşılaşma anılarını hatırlamaya yönlendirilir. Hazır olduklarında, kullanıcılar piyanoda önlerinde beliren sekiz yaygın duygu ifadesi seçeneğinden en uygun olanı seçerler (Şekil 4). Bu tür bir biliş listesi, hastalar travmatik anılarla ilgili duygularını ifade etmekte yardıma ihtiyaç duyduklarında, klinikteki EMDR terapistleri tarafından yaygın olarak sağlanır. Kullanıcılar devam etmek için seçtikleri ifadeye parmaklarıyla dokunmaları yeterlidir.

SUD ve VOC derecelendirmeleri de basit kullanıcı etkileşimleri aracılığıyla toplanır. SUD derecelendirmesi için, 11 renk kodlu düğme, düşük rahatsızlık ve yüksek rahatsızlık uçları açıkça işaretlenmiş şekilde yatay olarak düzenlenmiştir (Şekil 5). Gerekirse SUD derecelendirmesi için daha fazla anı işlemeye yardımcı olmak amacıyla önceki adımlardan seçilen negatif biliş de görüntülenir. VOC derecelendirme arayüzü kullanıcının sağına yerleştirilmiştir ve farklı bir tasarım kullanır (Şekil 6). Bu tasarım tercihi, SUD ve VOC derecelendirmeleri arasında herhangi bir karışıklığı en aza indirmek için yapılmıştır. Paneller otururken kullanıcıların göz hizasına yerleştirilmiştir ve tüm seçenekler kullanıcıların erişebileceği mesafededir. Düğmeler, kullanıcılar tarafından itildiğinde fiziksel bir düğmenin geri bildirimini taklit etmek için ileri geri hareket eder.

Bilişleri ve derecelendirmeleri seçtikten sonra, hastalar duyarsızlaştırma tedavisinin bir parçası olarak negatif bilişlerle ilişkili duyguları ve beden duyumlarını akılda tutarken bilateral göz hareketleri yapmaya yönlendirilir. Hastaların bir terapistin parmaklarının hızlı hareketlerini takip ettiği geleneksel bir EMDR’nin aksine, biz göz hareketleri için sürükleyici çoklu-duyusal uyarım sağlayan etkileşimli bir metronom cihazı tasarladık (Şekil 7).

Klasik bir mekanik piramit tasarımıyla metronom, doğal bir kol salınımını taklit eder. Hareket, sürükleyici deneyimi artırmak için kulaklar arasında değişen mekansal bir tıkırtı sesiyle senkronize edilmiştir. Hastalara önce metronomun mekaniği tanıtılır ve hazır olduklarında metronomu hafifçe iterek başlatmaları istenir. Dakika başına vuruş (bpm) cinsinden ölçülen metronom hareketinin hızı, kullanıcının tercihine uyacak şekilde yapılandırılabilir. Varsayılan hareket hızı 76 bpm’dir. Sesli yönlendirme, kullanıcılara rahatsız edici bir deneyimin anısını işlerken metronom kolunu gözleriyle takip etmeleri talimatını verir. Bu aktiviteye, aralıklarla verilen “İyi gidiyorsun.” gibi teşvik edici ve güven verici sözler eşlik eder. Önceki araştırmalarda kanıtlandığı gibi (Goga ve ark. 2022), bu tür sürükleyici çoklu-duyusal ve oyundan esinlenilmiş bir tasarımın EMDR terapisi sonuçlarını ve hasta bağlılığını artırması beklenmektedir. Etkileşimli metronomu ve onun doğal hareketlere sahip salınan kolunu kullanmak, hastalara daha kişisel ve keyifli bir deneyim sağlayabilir. Bu, başka bir kişiye çok yakınken bir terapistin parmak hareketleriyle yüzleşmekten çok daha az göz korkutucudur. Ek olarak, hastalar her zaman kendi anı işlemelerinin kontrolündedir, metronom ise yalnızca kendileri talimat verdiğinde başlar. Metronom tasarımı, oturma odasının aynı köşesinde bir piyanonun varlığıyla odanın müzik temasına uyar.

EMDR protokolüne göre, metronom hastaları göz hareketleriyle 30 saniyelik çoklu tekrarlardan oluşan bir anı işleme setini tamamlamaları için yönlendirir. Hastalar tekrarlar arasında mola verebilir ve hazır hissettiklerinde metronomu iterek devam edebilirler. Her tedavi setinden sonra, hastalar negatif bilişlerini yeniden değerlendirmeye ve SUD derecelendirmesi yapmaya yönlendirilir. Hastalar daha sonra SUD derecelendirmesinde önemli bir iyileşme sağlanana veya maksimum set sayısına ulaşılana kadar daha fazla anı işleme setiyle tedaviye devam edecektir. Set başına tekrar sayısı ve maksimum set sayısı her ikisi de yapılandırılabilir.

Duyarsızlaştırma tedavisinin ardından, uygulama hastalara tedaviden kısa bir mola vermelerini önerir. Hastalar esenlik bahçesinde rahatlayarak biraz zaman geçirmeyi veya VR başlığını çıkarıp VR ortamından ayrılmayı seçebilirler. Moladan sonra, hastalar hazır olduklarında piyanodaki bir nota kağıdını iterek tedavinin yerleştirme aşamasına başlarlar. Yerleştirme aşamasında, hastalar seçilen pozitif biliş üzerinde çalışmak için göz hareketleriyle benzer bir anı yeniden işleme aşamasını takip edeceklerdir; yani, tedavinin başında doğru hissettirmese bile hissetmek istedikleri olumlu duygu. Her göz hareketi setinden sonra VOC derecelendirmesi toplanır. Son olarak, hastalar başlığı çıkarmadan önce tedavi seansını tamamlamak için bir beden taraması ve ışık akışı egzersizi yapmaya yönlendirilir.

3.5 Veri Yönetim Sistemi

Uygulama, hastanın tedavi ile etkileşimlerini kaydeder ve bulut tabanlı bir veri yönetim sistemine yükler. Kaydedilen veriler, tüm hasta seçimlerini ve derecelendirmelerini (negatif/pozitif bilişler ve SUD/VOC derecelendirmeleri gibi), hastaların her sahnede ve tedavi segmentinde (en son travmatik deneyimi hatırlama gibi) harcadığı süreyi, başlığın yönelimlerini, tedavinin tarihini ve saatini ve başlık tarafından destekleniyorsa göz takibini içerir. Veriler, terapistlerin hastaların ilerlemesini takip etmelerine ve terapiyi bireysel hastalar için özelleştirmelerine yardımcı olabilir. Makine öğrenmesi yardımıyla geliştiriciler, sistemi kullanılabilirliğini ve hastaların yaşam kalitesini iyileştirmek için verileri kullanabilirler.

Şekil 8, terapistlerle birlikte geliştirilen web portalının tasarımını, devam eden terapi çıktılarının örnek verilerini ve terapistlerin uzaktan seansları incelemesi ve etkileşimde bulunması için bir araç koleksiyonunu göstermektedir. Terapistler, her seansın daha fazla ayrıntısını inceleyebilir ve bunları hastalarla doğrudan mesajlaştıklarında tartışmalar için temel olarak kullanabilirler. Ürünün veriye dayalı istatistikleri, terapistlere dikkate değer bir avantaj sunar – uzaktan terapi seanslarını nesnel olarak değerlendirmelerine yardımcı olur ve acil dikkat gerektiren olağandışı aktiviteler konusunda onları uyarır.

3.6 Kamuoyu Katılımı

Bir ruh sağlığı kurumundaki gazi hizmetlerinden terapistler ve hastalarla bir kamuoyu katılımı toplantısı düzenlendi. Bu hizmet, birçoğu travma yaşamış olan, orduda görev yapmış kişilere yönelik bir dizi yoğun bakım ve tedavi sunmaktadır. Askeri çatışma ve şiddet içeren durumlar gibi stresli, korkutucu veya üzücü olaylardan kaynaklanan madde ve alkol kötüye kullanımı ve TSSB semptomları gibi durumlar için yoğun terapiler sağlanmaktadır. Katılımcı hastaların bazıları EMDR terapisine zaten aşina veya bu konuda deneyime sahipti. Toplantı, VR EMDR uygulamasını tanıtmayı ve katılımcıların travma tedavisi için VR tabanlı bir çözümün genel kabul edilebilirliği ile VR oyun tasarım tekniklerinin ve kullanıcı etkileşimi özelliklerinin tedaviyi nasıl destekleyebileceği ve potansiyel olarak nasıl geliştirebileceği hakkındaki görüşlerini toplamayı amaçlıyordu. Katılımcı hastalardan seansı bir klinik terapi seansı olarak görmemeleri, çözümün işlevlerini test etmeleri istendi.

Katılımcılar, özellikle deneyimli VR kullanıcıları (oyun) olanlar, VR çözümü konusunda oldukça hevesliydiler. Uzun bekleme listesi olmadan EMDR terapisini herhangi bir zamanda almak için VR çözümünü kullanma olasılıkları vurgulandı. Katılımcıların belirttiği diğer faydalar arasında, VR çözümünü evde terapistin uzaktan desteğiyle kullanabilmek yer alıyordu. Hastalar, sanal sahne seçimi, ses özelleştirmesi ve metronom rehberliğindeki göz hareketlerinin hızı gibi kişiselleştirmenin önemini bildirdiler. Esenlik bahçesi sahnesi, sakinleştirici ortamı nedeniyle çoğu katılımcı tarafından iyi karşılansa da, aynı zamanda kumlu plajlar, vahşi ormanlar ve uzay gibi rahatlama için alternatif sanal ortamlar hakkında birçok fikre de ilham verdi. Uzay sahnesini öneren katılımcı, “bu dünyadaki hiçbir şeyle bağlantısı olmayan” yeni bir ortam görmek istediğini, böylece tedaviye katılırken tüm endişelerini geride bırakabileceğini açıkladı. Bir katılımcı, metronom için standart tıkırtı sesi yerine “vın veya fış gibi bir ses” gibi daha yumuşak bir ses efektini tercih ettiğini belirtti.

Uygun hastaların evde VR EMDR uygulamasını kullanmasının fizibilitesi konusunda, katılımcılar, hastaların evde kendi kendine uygulamadan önce güven kazanmaları için ilk VR seanslarının terapistler tarafından yönlendirilmesi gerektiğini düşündüler. Uzaktan terapist desteğinin hazır bulunması, travma hastaları için hayati olarak kabul edildi.

4 Fobi Tedavisi Kullanıcı Çalışması

VR EMDR terapisinin fobi tedavisi için fizibilitesini ve güvenliğini değerlendirmek amacıyla bir pilot kullanıcı çalışması yürütülmüştür. Çalışma, özellikle, ardışık beş gün boyunca günlük fobi tedavisinin fizibilitesini ve katılımcıların bir terapistten asgari düzeyde yardım alarak VR tabanlı bir EMDR seansını tamamlayıp tamamlayamayacaklarını araştırmayı amaçlamaktadır.

4.1 Katılımcı Alımı ve Profilleri

Çalışma, günlük yaşamlarını etkileyen bir fobiye sahip katılımcılarla gerçekleştirilmiştir. Ruh sağlığı sorunları son derece karmaşık olabileceğinden ve katılımcıların güvenliği araştırmamız için her şeyden önemli olduğundan, çalışma, teşhis edilmiş karmaşık ruh sağlığı bozuklukları olan ve fobi ile ilişkili panik atak öyküsü bulunan kişileri hariç tutmuştur.

Katılımcılar, Northampton Üniversitesi genelindeki modül panoları ve posterler aracılığıyla kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak alınmıştır. Katılımcı alım süreci Haziran-Temmuz 2024 arasında gerçekleşmiştir. On sekiz gönüllü, yukarıda açıklanan dahil etme ve hariç tutma kriterlerine ve 5 gün boyunca günlük deneylere uygunluklarına göre çalışmaya uygunluklarını sağlamak için kapsamlı bir müdahale öncesi tarama görüşmesinden geçmiştir. Bu çalışma için beş katılımcı alınmış ve her biri 5 günlük VR EMDR tedavi seansı tamamlamış, böylece tüm katılımcılar genelinde toplam 25 seans gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma için etik onay Northampton Üniversitesi Araştırma Etik Komitesi’nden alınmış ve tüm katılımcılar katılmadan önce bilgilendirilmiş onam vermiştir.

Katılımcıların kısa profilleri aşağıdaki gibidir:

  • Katılımcı 1: Uçuş eğitimi sırasında küçük uçaklarda manevra yaparken G-kuvveti yaşama korkusu.
  • Katılımcı 2: Böceklerden, özellikle de böcekler yakındayken, korkma.
  • Katılımcı 3: Derin sudan, özellikle boğulma düşüncesinden, korkma.
  • Katılımcı 4: Derin okyanustan, özellikle altında gizleniyor olabilecek deniz canlılarından, korkma.
  • Katılımcı 5: Kertenkele korkusu.

4.2 Kullanıcı Çalışması Ortamı

Çalışma, her biri yaklaşık bir saat süren ardışık beş günlük seanstan (Pazartesi’den Cuma’ya) oluşmuştur. Bu seanslar sırasında katılımcılar, fobilerini tedavi etmek için VR EMDR uygulamasını kullanmışlardır.

Çalışma, yalnızca çalışma için ayrılmış bir üniversite sınıfında yürütülmüştür (Şekil 9). Katılımcılar, çevreleriyle çarpışma riskini en aza indirmek için 2 metrekarelik bir oturma alanı içinde standart bir döner sandalyeye oturtulmuştur. Önceki araştırmaların bulgularına dayanarak (Paroz ve Potter 2021) VR tutmasını azaltmak amacıyla oturma alanında düşük gürültülü bir elektrikli salınımlı vantilatör hafif bir esinti sağlamıştır. Vantilatör, tedavinin gerçekleştiği kapalı oturma odasındaki açık pencerenin konumuna uyacak şekilde katılımcıların soluna yerleştirilmiştir (Şekil 3).

Katılımcılar çalışmaya bireysel olarak katılmış ve çalışma odasında aynı anda sadece bir katılımcı bulunmuştur. VR EMDR terapisi Meta Quest Pro başlıkları kullanılarak uygulanmıştır. VR EMDR uygulaması, başlığa bağımsız bir uygulama olarak yüklenmiştir. Kabloların olmaması, katılımcıların çalışma sırasında belirlenen alan içinde serbestçe hareket etmelerine olanak tanımıştır.

4.3 Prosedüre Genel Bakış

Katılımcılar, ayrıntılı bir bilgi formunu okuduktan sonra bilgilendirilmiş onam vermiş ve çalışmanın tamamlanmasından sonraki 30 gün içinde çekilme hakkını saklı tutmuşlardır. Tüm veriler, gizliliği sağlamak için anonimleştirilmiştir. Potansiyel sıkıntıyı en aza indirmek için, hem seans içi hem de seanslar arası dönemler için özenle tasarlanmış protokoller uygulanmıştır. Katılımcılar, ev sahibi üniversitenin Ruh Sağlığı ve Danışmanlık Hizmeti ve kampüs içi Aile Hekimliği (GP) kliniği dahil olmak üzere mevcut ruh sağlığı destek hizmetleri hakkında bilgilendirilmiştir. Katılımcı uygunluğunu değerlendirmek için tarama görüşmeleri yapılmış ve çalışma boyunca katılımcıların esenliğini izlemek için her seanstan önce ve sonra kısa ruh sağlığı kontrolleri gerçekleştirilmiştir.

  1. ve 5. günlerde katılımcılar ayrıca iki ek anket doldurmuşlardır: Psikolojik Terapilere Erişimi İyileştirme (IAPT) Fobi Ölçeği ve Simülatör Tutması Anketi (SSQ). IAPT Fobi Ölçekleri (IAPT toolkit 2008), Ulusal Sağlık Servisi (NHS) tarafından geliştirilen ve sosyal fobi, panik bozukluk ve özgül fobileri ele alan üç sorudan oluşan kısa bir tarama aracıdır. Çalışmamız öncelikle özgül fobilere odaklanmış olsa da, katılımcıların fobiyle ilgili kaçınma davranışlarına dair kapsamlı bir genel bakış sağlamak için ölçeğin tamamını uyguladık. SSQ (Kennedy ve ark. 1993), sanal ortamın bir bireyin sağlığı üzerindeki etkilerini, özellikle de mide bulantısı, okülomotor rahatsızlık ve yönelim bozukluğunu değerlendirir.

Her kullanıcı seansı standart bir protokolü takip etmiştir. Varışta, her katılımcı bir sağlık kontrolünü tamamlamaya ve bir araştırmacıyla seans özeti almaya yönlendirilmiştir. Katılımcılar brifing sırasında soru sorma şansına sahip olmuşlardır. Katılımcılar ve araştırmacı, bir mola veya müdahale gerektiğinde kullanılmak üzere bir durdurma sinyali üzerinde anlaşmışlardır. Katılımcılar daha sonra, gerekirse bir araştırmacının yardımıyla VR başlığını takmışlardır.

Katılımcılara, en iyi konfor için başlıkları ayarlama ve en iyi görsel netlik için başlığın uyum ayarı özelliğini kullanma fırsatı verilmiştir. Katılımcılar hazır olduğunda, hızlı erişim çubuğundaki uygulama simgesine tıklayarak VR EMDR uygulamasını başlatabilmişlerdir. VR uygulaması daha sonra her katılımcıyı rahatlama ve tanıtım, değerlendirme, duyarsızlaştırma ve yerleştirme dahil olmak üzere standart EMDR protokolünün çeşitli adımlarında yönlendirmiştir. Duyarsızlaştırma ve yerleştirme aşamaları arasında her katılımcıya kısa bir mola önerilmiştir. Katılımcılar başlığı çıkarmayı, mola sırasında başlığı takılı tutmayı veya mola vermeden tedaviye devam etmeyi seçebilmişlerdir. Tüm VR EMDR terapi seansı yaklaşık 50 dakika sürmüştür. Araştırmacı, teknik destek sağlamak ve katılımcı güvenliğini sağlamak için seans boyunca hazır bulunmuş, ancak terapi bölümü sırasındaki katılımı asgari düzeyde olmuştur. Bu yaklaşım, katılımcının VR EMDR uygulamasıyla bağımsız olarak etkileşim kurma yeteneğinin değerlendirilmesine olanak tanımıştır.

Her katılımcı, Pazartesi’den Cuma’ya kadar toplam 5 seans boyunca tam VR EMDR terapisini almıştır. Terapiyi aldıkları saat her gün değişmiş, ancak tüm seanslar sabah 9 ile akşam 6 arasında gerçekleştirilmiştir. Seans sonrası görüşmeler ve anketler de 1. ve 5. günlerde yapılmış ve yaklaşık 15 dakika sürmüştür. Her katılımcı, çalışmayı desteklemek için harcadıkları zaman karşılığında 150 £ değerinde bir hediye çeki almıştır.

4.4 Sonuçlar

Seans Süresi. Katılımcılar, seans öncesi brifing, seans ortası mola ve seans sonrası görüşmeler hariç, VR EMDR seanslarında yaklaşık 40 dakika geçirmişlerdir. Ortalama olarak, K1 ve K5’in seans süresi diğer katılımcılardan biraz daha uzundur (Şekil 10). Bu durum, onların esenlik bahçesinde rahatlamak için harcadıkları ek süreye ve anıyı işlemek ve psikolojik derecelendirmeleri yapmak için kullandıkları fazladan zamana bağlanabilir. Ortalama olarak, katılımcılar, başlığı kullanma konusundaki artan güvenleri ve uygulamaya aşinalıkları nedeniyle haftanın ilerleyen günlerinde terapiyi tamamlamak için daha az zaman harcamışlardır.

Negatif ve Pozitif Biliş Seçimleri. EMDR terapi sürecinin bir parçası olarak, katılımcılardan fobileriyle ilgili negatif ve pozitif bilişleri seçmeleri istenmiştir. Katılımcıların seçimleri, korkularıyla ilişkili düşünce kalıpları ve inançları hakkında fikir vermektedir.

Şekil 11, 25 EMDR seansı boyunca katılımcıların negatif biliş seçimlerini göstermektedir. En çok seçilen negatif bilişler “Güvende değilim” ve “Savunmasızım” olmuştur; bu da fobileriyle yüzleşirken katılımcılar arasında güvensizlik ve korunmasızlık hislerinin baskın olduğunu düşündürmektedir. “Kimseye güvenemem” seçeneği hiçbir katılımcı tarafından seçilmemiştir, bu da bu seçeneğin üzerinde çalıştıkları özgül fobilerle ilgili olmadığını göstermektedir. Bu seçim, genellikle ciddi bir hayal kırıklığı veya travmatik bir ilişki sonu yaşanması sonucu ortaya çıkan, başkalarına güvenme korkusu olan pistantrofobi ile ilgili olabilirdi.

En sık seçilen pozitif bilişler “Kendimi korumayı öğrenebilirim” ve “Bununla başa çıkabilirim” olmuştur (Şekil 12); bu da fobilerini yönetme konusunda güçlenme ve yetenek hislerine doğru bir kaymayı göstermektedir. Karşılık gelen negatif bilişi gibi, “Kime güveneceğimi seçebilirim” de hiçbir katılımcı tarafından seçilmemiştir.

SUD ve VOC Derecelendirmeleri. Tüm katılımcılar, fobiyle ilişkili sıkıntı düzeyini ölçen SUD puanlarında tedavi süresince bir düşüş bildirmiştir. Bu, terapi ilerledikçe katılımcıların fobileriyle ilgili daha az sıkıntı yaşadığını göstermektedir. Bu arada, katılımcılar, olumlu bir inancın ne kadar doğru veya geçerli hissettirdiğini gösteren VOC puanlarında tutarlı bir iyileşme bildirmiştir. Bu, katılımcıların seçtikleri pozitif bilişleri tedavi döneminin sonunda daha inandırıcı veya geçerli buldukları anlamına gelir.

Şekil 13, 5 günlük EMDR fobi tedavisi boyunca tüm katılımcılardan alınan SUD derecelendirmelerini göstermektedir. Taban çizgisi derecelendirmeleri, günün ilk SUD derecelendirmesidir (duyarsızlaştırma tedavisi öncesi). Haftanın her gününde, ilgili taban çizgisi SUD’lerinden itibaren SUD derecelendirmelerinde genel bir düşüş eğilimi vardır; bu da katılımcıların her seansın sonunda korkularıyla ilişkili olumsuz duygularından daha az rahatsız oldukları anlamına gelir. 5 gün boyunca, katılımcıların SUD derecelendirmeleri tutarlı bir şekilde azalmıştır. Bu, katılımcıların bir bütün olarak her gün fobi tedavisine olumlu yanıt verdiğini ve bir tedavi seansının etkilerinin bir sonraki günün seansına taşındığını göstermektedir.

Gözlemler, tedavi günleri arasında yapılan tek yönlü eşleştirilmiş t-testi ile desteklenmektedir (Tablo 1). Her katılımcı için, 1. Günden itibaren SUD derecelendirmelerinde istatistiksel olarak anlamlı herhangi bir değişikliği incelemek amacıyla 1. Gün ile haftanın sonraki her günü arasında karşılaştırmalar yapılmıştır. Tüm katılımcılar için testler, 1. Gün ile 4. Gün ve 1. Gün ile 5. Gün arasında anlamlı farklılıklar (p < 0.05) bildirmiştir. Bu, katılımcıların EMDR fobi tedavisine günlük olarak bağlı kalarak, 1. Gündeki aynı yanıtlara kıyasla 4. Günden itibaren büyük duyarsızlaştırma yanıtları gösterdiğini göstermektedir. Beş katılımcı, SUD değişikliklerinde farklılıklar göstermiştir. K1 ve K4, duyarsızlaştırmaya daha erken belirgin yanıtlar vermiş gibi görünmüş ve 3. Günde iyileşmeler elde etmişlerdir (p = 0.058).

Tedavi boyunca katılımcıların VOC derecelendirmelerinde yukarı yönlü bir eğilim gözlemlenmektedir (Şekil 14); bu da tedaviye başlamadan önce hissetmek istedikleri olumlu duyguyu benimseme konusundaki güvenlerinin arttığını göstermektedir. Bu iyileşme hem bireysel seanslar içinde hem de beş tedavi günü boyunca belirgindir. VOC derecelendirmesi 1’deki “aykırı değerler” çoğunlukla, 5. güne kadar yerleştirme sürecine önemli bir yanıt göstermeyen bir katılımcı (K5) tarafından oluşturulmuştur. Diğer katılımcıların çoğu, VOC derecelendirmesinde hızlı bir iyileşme bildirerek VOC aralığının en üst ucuna ulaşmıştır.

  1. Gündeki VOC derecelendirmeleri ile diğer günler arasında VOC’de bir artış olduğunu varsayan tek yönlü t-testi, tedavi haftasının sonuna doğru da anlamlı bir ilerleme göstermektedir.

IAPT Fobi Ölçeği Değişiklikleri. Şekil 15, 1. Gün ve 5. Gündeki katılımcıların özgül fobi puanlarını vermektedir. Bu soru, katılımcılardan “belirli nesnelerden veya faaliyetlerden (hayvanlar, yükseklikler, kan görme, kapalı alanlarda bulunma, araba kullanma veya uçma gibi) korktukları için belirli durumlardan” kaçınmalarını derecelendirmelerini istemektedir. 4’ün altındaki bir puan, semptomların subklinik düzeylerde olduğunu ve fobinin günlük işlevselliği önemli ölçüde etkilemediğini veya tedavi için klinik kriterleri karşılamadığını göstermektedir. 4 veya daha yüksek bir puan, klinik olarak anlamlı fobi semptomlarının varlığıyla ilişkilidir. 1. Günde, tüm katılımcılar özgül fobilerini 4’ün üzerinde derecelendirmiştir. 5. Günde, bir haftalık VR EMDR tedavisinin ardından, beş katılımcıdan dördü fobi puanında eşiğin altına düşen önemli bir azalma bildirmiştir. Katılımcı K5, iyileşme göstermesine rağmen, puanını klinik eşiğin biraz üzerinde tutmuştur.

Simülatör Tutması Anketi. Kendi bildirimlerine dayalı SSQ anketi, VR deneyiminin potansiyel olumsuz etkilerini değerlendirmek için 1. ve 5. günlerde uygulanmıştır. Katılımcıların ham toplam puanları, mutlak rahatsızlık düzeylerini ve zaman içindeki değişiklikleri değerlendirmek için kullanılmıştır. Toplam puan bu nedenle 0 ile 48 arasında değişebilir ve daha yüksek puanlar daha büyük rahatsızlığı gösterir.

Genel olarak, SSQ sonuçları, yaklaşık bir saat sürmesine rağmen VR EMDR terapisinden kaynaklanan tutma riskinin çok düşük olduğunu göstermektedir. Üç katılımcı (K2, K3 ve K4) simülatör tutması semptomlarında azalma bildirirken, iki katılımcı (K1 ve K5) hafif artışlar göstermiştir. Ancak, 5. gün puanları düşük kalmış, bu da asgari düzeyde rahatsızlık olduğunu düşündürmektedir. Bu nicel sonuçlar, nitel geri bildirimlerle uyumludur ve bazı katılımcılar başlangıçta hafif simülatör tutması yaşasa da, semptomların genellikle çalışma süresince azaldığını göstermektedir. Bu, VR EMDR müdahalesine genel olarak iyi bir tolerans olduğunu gösterir ve terapötik ortamlarda güvenli, tekrarlanan kullanım potansiyelini destekler.

Katılımcı Geri Bildirimi. Tüm katılımcılar VR tabanlı terapide olumlu bir deneyim bildirdiler. Uçuş eğitimi sırasında G-kuvveti korkusu olan K1, zihniyetinde önemli bir değişiklik bildirdi: “Seanstan önce, diyelim ki yukarı çıkıp aşağı inebileceğim bir sirk oyuncağına bile binmekte daha isteksizdim. Daha isteksiz olurdum, ama şimdi deneyime çok daha açığım. Tekrar uçuş okuluna gideceğimden emin değilim, ama herhangi bir deneyime, hatta bungee jumping gibi, bana o durumun deneyimini yaşatacak bir şeye açık olurdum.” Bu yorum, kaçınma davranışının azaldığını ve korku uyandıran durumlarla yüzleşme isteğinin arttığını göstermektedir.

Böceklerden korkan K2, günlük seansının üçüncü gününde fobisiyle yüzleştiği güçlü bir deneyimi paylaştı: “Dün gece korkuyla yüzleşip aynı anda onu yenebildim. (Terapi) Korku üzerinde kontrol sahibi olarak bana çok yardımcı oluyor. (Terapide) Korkuyu tekrar hayal etmek, gerçekte durumla nasıl karşılaşılacağı konusunda çok yardımcı oluyor. Ondan (terapi seanslarından) önce, dün gece yaptığım gibi korkuyla yüzleşemezdim. İlk iki seans bana ve kendim üzerinde kontrol sahibi olmama çok yardımcı oldu.”

Derin okyanus ve deniz canlılarından korkan K4, korkusunun kaynağını algılama biçiminde bir değişiklik fark etti. “Şimdi fobi hakkında, kafamdaki okyanustan korkmama neden olan senaryo hakkında düşünmek, şimdi daha iyi hissettiriyor. Eskiden korktuğum derin deniz canlılarının, hayal gücümde olduğunu fark ettim. Şimdi derin su gördüğümde, canlıları o kadar düşünmüyorum, çünkü bana gerçek bir tehlike sunmaktan çok zihnimde olduğunu biliyorum.” Bu yansıma, katılımcının korkusunda hayal gücünün rolünü tanıması ve gerçek durumdan daha az tehdit altında hissetmesiyle bilişsel bir değişimi göstermektedir.

Beş katılımcının tamamı, sanal ortamda EMDR terapisini takip etme kolaylığını 10 üzerinden 10 olarak derecelendirdi (10’un takibi çok kolay olduğu anlamına gelir), bu da VR uygulamasının yüksek kullanılabilirliğini göstermektedir. Ek olarak, katılımcılar, araştırmacı tarafından seanslar sırasında not edildiği üzere, 2. Günden itibaren VR uygulamasını çalıştırma konusunda daha fazla güven gösterdi ve bildirdi. 2. Günden sonra asgari düzeyde teknik destek gerekmesi, sistemin kullanıcı dostu tasarımını yansıtmaktadır.

Katılımcılar, ev tabanlı VR EMDR terapisinin birkaç potansiyel faydasına dikkat çekti. K5, VR tabanlı terapinin sunduğu kontrolü ve mahremiyeti değerli bulduğunu, duyguları gerçek bir terapiste sözlü olarak ifade etmeden terapiye katılabilme yeteneğini takdir ettiğini belirtti. Şöyle dedi: “Gelecekte mevcut olursa kullanırım çünkü nasıl iyileştiğiniz üzerinde bir kontrol sahibi olmanızı sağlıyor… Yani biraz kontrol sahibi olduğunuzu hissediyorsunuz. Duygularınızdan o kadar çok şey açığa vurmuyorsunuz. Bazen bir terapiste bile duygularınız hakkında konuşmak gerçekten zor. Ben şahsen duygularım hakkında konuşmayı gerçekten zor buluyorum.”

K3, VR EMDR’yi kolaylığı nedeniyle yardımcı bulduğunu belirtti: “Bu pratik. Sanırım bu başlığa veya başka bir şeye sahip olduğunuzda, istediğiniz her yerde yapabilirsiniz.” Bu geri bildirim, ev kullanımının pratikliğini vurgulamakta ve VR terapisini birçok kullanıcı için erişilebilir bir seçenek haline getirmektedir.

4.5 Sınırlılıklar ve Tartışma

Pilot kullanıcı çalışması, 5 gün boyunca 25 bir saatlik seansta 5 katılımcı ile yürütülmüştür. Hem SUD, VOC ve IAPT Fobi Ölçekleri gibi nicel ölçümlerde hem de katılımcılardan alınan nitel geri bildirimlerde olumlu sonuçlar gözlemlemiş olsak da, sonuçların küçük bir katılımcı örneğinden çıkarıldığı ve keşifsel nitelikte olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle, çalışmadan çıkarılan klinik etkililik, daha büyük popülasyonlara genellenmemelidir. Ek olarak, çalışma, fobileriyle birlikte TSSB ve panik atakları olan katılımcılar gibi daha geniş uygulamalara ilişkin içgörüleri sınırlayan, karmaşık ruh sağlığı koşullarına sahip katılımcıları hariç tutmuştur. Bir kontrol grubunun olmaması, gözlemlenen iyileşmeleri yalnızca VR EMDR müdahalesine atfetmeyi zorlaştırmaktadır. Daha geniş bir fobi koşulları, yaş grupları, etnik gruplar vb. yelpazesinde VR EMDR müdahalesinin fizibilitesini ve etkinliğini daha fazla analiz etmek için büyük ölçekli bir çalışma gereklidir. VR tabanlı terapiyi geleneksel yüz yüze EMDR sunumuyla karşılaştırmak için randomize kontrollü bir çalışma gerekli olacaktır.

Çalışmamızda, katılımcılara hem teknik destek hem de güvenlik için psikoloji geçmişi olan bir araştırmacı tarafından yardım edilmiştir. Katılımcılarımız 5 günlük çalışma sırasında teknolojiyi kullanma ve VR başlıklarını kendileri çalıştırma konusunda açıkça güven kazanmışlardır. Ancak, VR EMDR fobi terapisi katılımcılar tarafından bağımsız olarak uygulanmamıştır. VR uygulamasının kendi kendine yönetilen bir senaryodaki fizibilitesini tam olarak değerlendirmek için, gelecekteki deneyler, katılımcıların başlıkları eve götürmelerine ve istedikleri zaman terapiye başlamalarına olanak tanıyan düzenlemeleri içerecektir.

VR EMDR uygulamasında, hastalar cilt dokusu ve rengi olmayan sanal taslak eller görebilirler. Bu tasarım, çevreye karşı kontrast oluşturan ve açıkça görülebilen gerçekçi görünümler sunar. Hastanın sanal ortamdaki vücudunu temsil eden bir avatar gibi tam beden somutlaştırma sunulmamaktadır. Bazı VR uygulamaları, sanal ortamla etkileşim kurmak için kontrol edilebilen ve kullanılabilen tam vücutlu bir avatar sağlar. Kullanıcılar aşağı bakarken veya sanal bir ayna gibi yansıtıcı bir yüzeye bakarken sanal bedeni görebilirler. Bu tür tasarımlar, hastaların çarpıtılmış beden imajı algılarına meydan okumalarına ve bunları düzeltmelerine yardımcı olmak için tedavi müdahaleleri olarak farklı beden şekillerini ve boyutlarını simüle etmek için kullanılmıştır (Bell ve ark. 2024). Ancak, bir çalışma, bireylerin sanal bir bedenin somutlaştırılması sırasında içsel beden sinyallerinin daha az farkında olduklarını ve katılımcıların ne hissettiklerinden çok ne gördüklerine odaklandıklarını göstermektedir (Döllinger ve ark. 2023). Tam beden somutlaştırma, hastaların dikkatini anı yeniden işleme terapi sürecinden uzaklaştırabilir ve tedaviyi olumsuz etkileyebilir. Hastalar ayrıca somutlaşma hissindeki bir uyumsuzluğu fark ettiklerinde artan bir anksiyete riskiyle de karşı karşıya kalabilirler. Gelecekteki çalışmalarımız, VR somutlaştırmanın fobi ve travma tedavisi üzerindeki etkisini araştıracaktır.

5 Sonuçlar

EMDR, travma ve fobi bozukluğu tedavisi için etkili bir psikoterapidir. EMDR ile hastalar, eğitimli bir terapist tarafından çift yönlü göz hareketleri yardımıyla sistematik anı işleme sürecine yönlendirilir. Bu hayat kurtaran tedavi, BDT tabanlı ET için uygun olmayan ergenler de dahil olmak üzere birçok hasta için özellikle faydalıdır. Ancak, eğitimli EMDR terapistlerinin eksikliği nedeniyle EMDR terapisine mevcut erişim sınırlıdır. Birçok sağlık hizmeti sağlayıcısı, EMDR travma tedavisi için 12 aydan fazla bekleme süresi olduğunu bildirmiştir. Tedavi için bekleme listesinde olan kişiler için kendine zarar verme veya nihayetinde intihar riski artmaktadır. EMDR tedavisi alan hastalar için seanslar normalde haftalık olarak ve en fazla 12 seans için sunulmaktadır. Hastaların EMDR terapisine erişimini iyileştirmeyi amaçlayarak, hastaları doğal ve rahatlatıcı bir sanal ortamda EMDR tedavisi boyunca yönlendiren bir VR EMDR prototipi geliştirdik. Kullanıcıların süreci kontrol altında hissetmelerini sağlarken terapiyi tamamlamalarına yardımcı olmak için bir dizi etkileşimli özellik ve kullanımı kolay serbest el işlemleri entegre edilmiştir. Çözümün hızlandırılmış bir EMDR fobi tedavisi için fizibilitesini ve güvenliğini doğrulamak amacıyla bir kullanıcı çalışması yürütülmüş ve bu çalışmada her katılımcı için bir hafta içinde beş seans başarıyla gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar, VR tabanlı müdahalenin özgül fobi anılarının işlenmesine yardımcı olmada ilgi çekici ve etkili olduğunu göstermektedir.

Gelecekteki çalışmalarımız, TSSB gibi daha karmaşık vakalar için VR EMDR kullanımını araştıracaktır. Travmatik deneyimler yaşamış ve karmaşık komorbiditelere sahip hastaları desteklemek için rahatlama araçları ve koruyucu izleme gibi ek özelliklerin dahil edilmesi gerekecektir. Geleneksel yüz yüze EMDR tedavisine kıyasla VR tabanlı terapinin etkinliğini değerlendirmek için randomize bir kontrol grubu ve kendi kendine uygulanan seanslar içeren büyük ölçekli klinik deneyler planlanacaktır.

Beyanlar

Etik Beyanı

Bu çalışma için etik onay Northampton Üniversitesi Araştırma Etik Komitesi’nden (FHSHEA000372) alınmıştır ve tüm katılımcılar katılmadan önce bilgilendirilmiş onam vermiştir.

Veri Erişilebilirliği

Bu çalışmanın bulgularını destekleyen veriler, hassasiyet nedenlerinden dolayı kamuya açık değildir ancak makul bir talep üzerine sorumlu yazardan temin edilebilir.

Çıkar Çatışması

Yazarların, Springer tarafından tanımlandığı şekilde herhangi bir çıkar çatışması veya bu makalede bildirilen sonuçları ve/veya tartışmayı etkileyebileceği düşünülen başka bir menfaati bulunmamaktadır.

Yazar Katkıları

Ana makale metnini Mu Mu ve Olive Chan yazmıştır. Şekil ve tabloları Mu Mu, Andrew Debus, Murtada Dohan ve David Nicholls hazırlamıştır. Paul Wallang ve Kieran Breen, metodoloji tasarımı ve sonuç analizi konusunda rehberlik sağlamıştır. Tüm yazarlar literatür araştırmasını yürütmüş ve makaleyi gözden geçirmiştir.

Kaynakça

  1. Albakri G, Bouaziz R, Alharthi W, et al (2022) Phobia Exposure Therapy Using Virtual and Augmented Reality: A Systematic Review. Applied Sciences 12:1672. https://doi.org/10.3390/app12031672
  2. Alonso J, Liu Z, Evans-Lacko S, et al (2018) Treatment gap for anxiety disorders is global: Results of the World Mental Health Surveys in 21 countries. Depress Anxiety 35:195–208. https://doi.org/10.1002/da.22711
  3. Altunkaya J, Craven M, Lambe S, et al (2022) Estimating the Economic Value of Automated Virtual Reality Cognitive Therapy for Treating Agoraphobic Avoidance in Patients With Psychosis: Findings From the gameChange Randomized Controlled Clinical Trial. J Med Internet Res 24:e39248. https://doi.org/10.2196/39248
  4. Banos RM, Botella C, Perpina C, et al (2002) Virtual reality treatment of flying phobia. IEEE Transactions on Information Technology in Biomedicine 6:206–212. https://doi.org/10.1109/TITB.2002.802380
  5. Beidel DC, Frueh BC, Neer SM, et al (2019) Trauma management therapy with virtual-reality augmented exposure therapy for combat-related PTSD: A randomized controlled trial. J Anxiety Disord 61:64–74. https://doi.org/10.1016/j.janxdis.2017.08.005
  6. Bell IH, Pot-Kolder R, Rizzo A, et al (2024) Advances in the use of virtual reality to treat mental health conditions. Nature Reviews Psychology 3:552–567. https://doi.org/10.1038/s44159-024-00334-9
  7. Bioulac S, Micoulaud-Franchi J-A, Maire J, et al (2020) Virtual Remediation Versus Methylphenidate to Improve Distractibility in Children With ADHD: A Controlled Randomized Clinical Trial Study. J Atten Disord 24:326–335. https://doi.org/10.1177/1087054718759751
  8. BNSSG NHS (2024) Talking Therapies (IAPT) https://remedy.bnssg.icb.nhs.uk/adults/mental-health/talking-therapies-iapt/ (accessed on 3rd October 2024)
  9. Choy Y, Fyer AJ, Lipsitz JD (2007) Treatment of specific phobia in adults. Clin Psychol Rev 27:266–286. https://doi.org/10.1016/j.cpr.2006.10.002
  10. Committee of Public Accounts (2023) Progress in improving NHS mental health services. House of Commons
  11. Döllinger N, Wolf E, Botsch M, et al (2023) Are Embodied Avatars Harmful to our Self-Experience? The Impact of Virtual Embodiment on Body Awareness. In: Proceedings of the 2023 CHI Conference on Human Factors in Computing Systems. ACM, New York, NY, USA, pp 1–14
  12. Freeman D, Lambe S, Kabir T, et al (2022) Automated virtual reality therapy to treat agoraphobic avoidance and distress in patients with psychosis (gameChange): a multicentre, parallel-group, single-blind, randomised, controlled trial in England with mediation and moderation analyses. Lancet Psychiatry 9:375–388. https://doi.org/10.1016/S2215-0366(22)00060-8
  13. Girardi A, Higham L, Fatima S, et al (2024) Virtual reality and social avoidance: an exploratory study of acceptance, and feasibility in an inpatient secure environment. Mental Health and Digital Technologies. https://doi.org/10.1108/MHDT-01-2024-0004
  14. Global Health Data (2021) GBD Results Tool. In: Global Health Data Exchange [website]. Seattle: Institute for Health Metrics and Evaluation; 2021 (https://vizhub.healthdata.org/gbd-results?params=gbd-api-2021-permalink/f0c28d26217c8c4db814bc117bfa0584, accessed 5 Oct 2024).
  15. Goga N, Boiangiu C-A, Vasilateanu A, et al (2022) An Efficient System for Eye Movement Desensitization and Reprocessing (EMDR) Therapy: A Pilot Study. Healthcare 10:133. https://doi.org/10.3390/healthcare10010133
  16. Gujjar KR, van Wijk A, Kumar R, de Jongh A (2019) Efficacy of virtual reality exposure therapy for the treatment of dental phobia in adults: A randomized controlled trial. J Anxiety Disord 62:100–108. https://doi.org/10.1016/j.janxdis.2018.12.001
  17. Hoffman HG, Garcia-Palacios A, Carlin A, et al (2003) Interfaces That Heal: Coupling Real and Virtual Objects to Treat Spider Phobia. Int J Hum Comput Interact 16:283–300. https://doi.org/10.1207/S15327590IJHC1602_08
  18. IAPT toolkit (2008) Improving Access to Psychological Therapies Outcomes Toolkit. Appendix B, Phobia Scales
  19. IJdema T, Laceulle OM, Dibbets P, Korrelboom K (2023) Virtual reality eye movements are not inferior to computerized eye movements and exposure in ameliorating aversive memories. Computers in Human Behavior Reports 11:100311. https://doi.org/10.1016/j.chbr.2023.100311
  20. Karami B, Koushki R, Arabgol F, et al (2021) Effectiveness of Virtual/Augmented Reality–Based Therapeutic Interventions on Individuals With Autism Spectrum Disorder: A Comprehensive Meta-Analysis. Front Psychiatry 12:. https://doi.org/10.3389/fpsyt.2021.665326
  21. Kennedy RS, Lane NE, Berbaum KS, Lilienthal MG (1993) Simulator Sickness Questionnaire: An Enhanced Method for Quantifying Simulator Sickness. Int J Aviat Psychol 3:203–220. https://doi.org/10.1207/s15327108ijap0303_3
  22. Kessler RC, Petukhova M, Sampson NA, et al (2012) Twelve‐month and lifetime prevalence and lifetime morbid risk of anxiety and mood disorders in the United States. Int J Methods Psychiatr Res 21:169–184. https://doi.org/10.1002/mpr.1359
  23. Khan AM, Dar S, Ahmed R, et al (2018) Cognitive Behavioral Therapy versus Eye Movement Desensitization and Reprocessing in Patients with Post-traumatic Stress Disorder: Systematic Review and Meta-analysis of Randomized Clinical Trials. Cureus. https://doi.org/10.7759/cureus.3250
  24. Konnopka A, König H (2020) Economic Burden of Anxiety Disorders: A Systematic Review and Meta-Analysis. Pharmacoeconomics 38:25–37. https://doi.org/10.1007/s40273-019-00849-7
  25. Meindl JN, Saba S, Gray M, et al (2019) Reducing blood draw phobia in an adult with autism spectrum disorder using low‐cost virtual reality exposure therapy. Journal of Applied Research in Intellectual Disabilities 32:1446–1452. https://doi.org/10.1111/jar.12637
  26. Mellentin AI, Skøt L, Nielsen B, et al (2017) Cue exposure therapy for the treatment of alcohol use disorders: A meta-analytic review. Clin Psychol Rev 57:195–207. https://doi.org/10.1016/j.cpr.2017.07.006
  27. NHS (2025) Overview – Phobias. In: https://www.nhs.uk/mental-health/conditions/phobias/overview/ accessed on 5th Jan 2025
  28. Paroz A, Potter LE (2021) Investigating External Airflow and Reduced Room Temperature to Reduce Virtual Reality Sickness. In: 33rd Australian Conference on Human-Computer Interaction. ACM, New York, NY, USA, pp 198–207
  29. Power K, McGoldrick T, Brown K, et al (2002) A controlled comparison of eye movement desensitization and reprocessing versus exposure plus cognitive restructuring versus waiting list in the treatment of post‐traumatic stress disorder. Clin Psychol Psychother 9:299–318. https://doi.org/10.1002/cpp.341
  30. Shapiro F (2017) Eye movement desensitization and reprocessing (EMDR) therapy: Basic principles, protocols, and procedures. Guilford Publications
  31. Shapiro F (1989) Efficacy of the eye movement desensitization procedure in the treatment of traumatic memories. J Trauma Stress 2:199–223. https://doi.org/10.1002/jts.2490020207
  32. Taylor S, Abramowitz JS, McKay D (2012) Non-adherence and non-response in the treatment of anxiety disorders. J Anxiety Disord 26:583–589. https://doi.org/10.1016/j.janxdis.2012.02.010
  33. Waterman LZ, Cooper M (2020) Self-administered EMDR therapy: potential solution for expanding the availability of psychotherapy for PTSD or unregulated recipe for disaster? BJPsych Open 6:e115. https://doi.org/10.1192/bjo.2020.92
  34. World Health Organization (2022) World mental health report: Transforming mental health for all