← Bloga Dön

Terapiye Doğrudan Ulaşılamayan Durumlarda Kendine Yardım Araçları

Bilim ve Ütopya Yazıları
Terapiye Doğrudan Ulaşılamayan Durumlarda Kendine Yardım Araçları

Kendine Yardım Kitapları

Psikolog Sude Kurt ile hazırladığımız bu yazı dizisi 3 bölümden ulaşmaktadır. İlk bölümde kendine yardım kitaplarından bahsedeceğim. Ruhsal bozuklukların yaygınlık oranlarındaki artışa rağmen küçük bir kısmının tedavi görebildiği, ihtiyaç sahibi bireylerinse yardım alamadığı bilinmektedir (Kessler vd., 2009). Kendi kendine yardım denildiğinde başkalarının yardımı olmadan kendine yardım etme veya kendini geliştirme eylemlerinden söz edilmektedir. Günümüzde insanlar hayatı nasıl yaşayacaklarına dair psikolojiden tavsiye ve rehberlik almaktadır. Bu rehberlik genellikle yaşamdaki belirli psikolojik sorunlara ve seçimlere odaklanmaktadır. Kendine yardım psikoterapi kitapları bağlamında ele alındığında, kişisel veya duygusal sorunlarla doğrudan bir profesyonelle karşı karşıya kalmadan, başa çıkma biçimi olarak ifade edilmekte, bu pratik amaca hizmet edebilecek tüm kitaplar kendi kendine yardım kitapları olarak kabul edilmektedir. Bu kitaplar, okuyucularına kimi ruhsal sorunları çözme konusunda yardımcı olmak amacıyla yazılan kitaplardır. Hayat kalitesini arttırmanın bir yolu olarak etkinliklere nasıl katılabilecekleri, depresyonla nasıl mücadele edebilecekleri, nasıl sağlıklı iletişim kurabilecekleri, kendileri hakkında neleri değiştirebileceklerine yönelik akla gelebilecek birçok konuda yardımcı olmaktadır. Örneğin; tatmin edici ilişkilere sahip olma, iletişim yeteneklerini anlama ve geliştirme için araçlar sunma, iletişim becerilerini yakın ilişkiler ve diğer ortamlarda kullanma, stresle başa çıkma adına çalışma hayatıyla ilgili olarak rahatlama, dinlenmeye dair pratik fikirler sağlama, zor koşullarda psikolojik dayanıklılığı artırma gibi temalar bilişsel davranışçı bakış açısıyla kendine yardım kitaplarında aktarılmaktadır (Bergsma, 2008). Okuyucu, başkalarından yardım istemek zorunda kalmadan belirli deneyimleri okuyabilmekte, öğrenilen stratejileri uygulayabilmektedir. Kendine yardım kitapları zamanla kişinin günlük yaşamda karşılaştığı problemler karşısında çözüm üretme becerilerini artırmaktadır. Bu kitapları okumak profesyonellerin tavsiyeleri sonucu kişinin kendi isteği ile olabilmekte veya devam eden psikolojik tedaviye entegre edilebilmektedir (Campbell ve Smith, 2003). Amerika’da 2000 yılında kendi kendine yardım kitaplarına 563 milyon dolar harcandığı bilinmektedir (Paul, 2001; akt. Bergsma, 2008). Batı Avrupa’da ise hemen hemen her kitapçıda psikolojiye ayrılmış bir bölüm öne çıkmaktadır. Bu popülerlik, kendi kendine yardım kitaplarının maliyet olarak düşük ve rahat ulaşılabilir olmasıyla açıklanabilir (Bergsma, 2008). Kendi kendine yardım kitaplarının terapi ve danışmanlık ihtiyacının yerini almayacağı unutulmamalıdır.

Biz de üllkemizde, depresyon ve anksiyete hastaları ile yaptığımız randomize kontrollü bir çalışmada, bilişsel davranışçı terapi kuramları ile hazırlanmış kendine yardım psikoterapi kitaplarının (‘Fark Et, Düşün, Hisset, Yaşa’, ‘Hayatı Yeniden Keşfedin’, ‘İyi Hissetmek’ ve ‘Mutluluk Tuzağı’) depresif semptomlar üzerindeki etkisini araştırdık. Bu çalışmanın ön sonuçlarına göre kendine yardım kitapları, depresif skorları düşürmede plasebo kitaba ve olağan tedavi grubuna göre anlamlı derecede etkili bulunmuştur (Yaşar, vd., 2020). Bilişsel davranışçı terapi kuramı çerçevesinde hazırlanan kendine yardım kitaplarının uzun vadeli etkilerini gözlemleyebilmek adına yaptığımız bu çalışmanın detaylarından başka bir yazımızda uzunca bahsedeceğim.

İnternet tabanlı kendine yardım sistemleri

Ruhsal tedaviyi ihtiyaç duyanlara ulaştırabilme açısından etkili çözümlerden biri ise İnternet tabanlı müdahalelerin geniş kitleler tarafından erişilebilir ve bu kitlelerce kullanılabilir hale gelmesini sağlamaktır (Berger, 2014). Özellikle anksiyete bozuklukları için İnternet tabanlı psikoterapi tedavileri üzerine yapılan araştırmalar gün geçtikçe artmaktadır. Bu araştırmalar, internet tabanlı tedavi biçimleri ile geleneksel yüz yüze psikoterapide benzer sonuçlar elde edildiğini gösterir niteliktedir (Berger, 2014). Yapılan deneysel karşılaştırmalarda internet tabanlı tedaviler ile yüz yüze terapi arasında bir fark bulunmamıştır (Anderson vd., 2013). Peki internet tabanlı tedaviler terapötik ittifakı etkilemekte midir? Terapötik ittifaka ilişkin hasta derecelendirmeleri İnternet tabanlı tedavilerin güçlü bir terapötik ittifak oluşturmada etkili olduğunu göstermektedir (Berger, 2014). İnternet tabanlı psikoterapi müdahaleleri, kanıta dayalı psikolojik tedavilere erişimi artırma açısından umut vadetmektedir. İnternet tabanlı psikoterapilerin çoğu bilişsel davranışçı modele dayanmaktadır (Andersson, 2009). İnternet tabanlı bilişsel davranışçı terapi, bilgisayar veya mobil cihaz aracılığıyla sağlanabilmektedir. Gün geçtikçe teknolojik gelişmeler ile birlikte geleneksel psikoterapiye göre hızla büyüyen bir müdahale kanalı haline gelmektedir. Hafif ve orta derecede depresyon, obsesif kompulsif bozukluk ve anksiyete bozuklukları tedavilerinde kullanılabilmektedir (Oromendia, Orrego, Bonillo ve Molinuevo, 2016). İnternet tabanlı bilişsel davranışçı terapi ile hastaların işlevselliğinin arttığı, semptomların şiddetinin azaldığı gösterilmiştir (Hummel, van Lankveld ve Oldenburg, 2017). Özellikle terapist rehberliği söz konusu olduğunda semptomlarda genel bir azalma ortaya çıkmıştır (Kobak, Wolitzky-Taylor, Craske ve Rose, 2017). Kendi kendine yardım amaçlı internet tabanlı bilişsel davranışçı terapinin depresif belirtilerin tedavisindeki etkisinin araştırıldığı bir çalışmanın sonucunda, depresyon semptomlarının tedavisinde kanıta dayalı bir ilk adım yaklaşımı olarak, semptomların ciddiyetine ve sosyodemografik geçmişe bakılmaksızın depresif semptomları olan çoğu birey tarafından kullanılabileceği ortaya çıkmıştır. Kanıta dayalı tedaviye erişimi ve kullanılabilirliği artırma ve depresyon tedavisinin maliyetini azaltma açısından işlevsel bulunmuştur. Günümüzde depresif belirtileri olan birçok kişi psikoterapiyi antidepresanlara tercih etmesine rağmen, yüksek tedavi maliyetleri psikoterapinin pratikte uygulanmasını engelleyebilmektedir. Bir başka çalışmada ise internet tabanlı bilişsel davranışçı terapi, yüz yüze tedaviye etkili bir alternatif olarak önerilmiştir. Çalışma sonucunda sosyal anksiyete bozukluğu olan katılımcıların %66’sında anlamlı iyileşmeler bulunmuştur (Nordgreen vd., 2018). Tüm bu çalışmalar ışığında internet tabanlı bilişsel davranışçı terapinin, psikolojik tedavilere kolay ve uygun fiyatlı erişim sağlanmasına ve bu tür tedavilerin maliyetinin azaltılmasına olanak sağlayacağı düşünülmektedir. (Karyotaki, Riper ve Twisk, 2017).

Fobiler ve Telefon Uygulamaları

Özgül fobiler arasında bulunan hayvan fobileri toplumda sık görülmekte, şiddetli fobiler bireylerin işlevselliklerini ciddi anlamda bozabilmektedir. Fobilerin tedavisinde danışanların aşamalı olarak korktuğu, kaygı duyduğu uyaranla/durumla karşı karşıya getirildiği yüzleştirme adı verilen bir teknik kullanılmaktadır. Yüzleştirme, in-vivo yani gerçek ortamda ya da in-vitro denilen imajinasyon yoluyla gerçekleştirilebilmektedir. Fobilerin tedavisinde etkisi randomize kontrollü çalışmalarla gösterilmiş bu tekniğin bazı sınırlılıkları bulunmaktadır. Bu konuda pek çok yabancı kaynaklı uygulama olmakla beraber tubitak destekli bir proje olarak ülkemizden bir ekibin gerçekleştirdiği PhobiAR uygulamasından da biraz bahsetmek istiyorum. Bu ve benzeri uygulamalar geleneksel yüz yüze terapilerde yaşanan sınırlılıklara artırılmış gerçeklik (AG) teknolojisi ile çözümler sunmayı hedeflemektedir. Örneğin AG teknolojisi sayesinde terapist ve danışanın birlikte erişmesi zor olan ortamlara erişimi kolaylaşmaktadır. Sosyal ortamların değişken ve karmaşık ortamlar olmasından dolayı danışanı istenilen sürede anksiyeteye neden olan durumlarla karşı karşıya getirmek mümkün olmayabilir. AG uygulamaları hem ortamı hem de bu sürenin kontrol edilmesine yardımcı olmaktadır. Anksiyeteye neden olan uyarana/duruma gerçek zamanlı maruz kalma durumunda yoğun sıkıntı duyan ve maruz kalmaya karşı isteksiz olan danışanlar için ise sanal ortamda yüzleştirme uygulamaları danışanlara daha güvenli bir ortam sağlayarak tedavi sürecine katılımı artırmaktadır. Yapılan araştırmalar AG teknolojisinin gerçek zamanlı yüzleştirme tekniği kadar etkili olduğunu ve hem terapistler hem de danışanlar için geleneksel yüzleştirme tekniğine önemli bir alternatif olabileceğini göstermektedir.

PhobiAR ise kedi, köpek, hamamböceği ve örümcek fobilerinin tedavisinde kullanılmak üzere geliştirilen artırılmış gerçeklik uygulamasıdır. Her hayvan türü kendi içinde farklı senaryolar barındırmaktadır. Örneğin iki ayrı kedi türünün yer aldığı uygulamada verilen komutlarla kedi danışana doğru yürüyebilir, miyavlayabilir, oturabilir, odanın içinde bir ya da iki kedi gezebilir. Terapi seanslarında AG gözlüğü olan HoloLens ile kullanılan uygulama, bahsedilen komutların danışan veya terapist tarafından verilmesine olanak sağlamaktadır.

Bilgisayar ortamında oluşturulmuş modellerin HoloLens ya da akıllı telefonlarla gerçek dünyaya entegre edilmesi olarak tanımlanan bu teknoloji sayesinde danışanlar gerçek dünyadan soyutlanmazlar, kendi ellerini ve vücutlarını kullanma imkanı bulurlar ve bu sayede gerçeklik hissini daha üst düzeyde yaşarlar. PhobiAR’da kullanılan modellerin gerçekçiliği de hem terapistlere hem danışanlara önemli bir avantaj sağlamaktadır.

Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Saadet YAPAN, Prof. Dr. Levent SÜTÇİGİL ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Arş. Gör. Nihat Yılmaz ŞİMŞEK tarafından TÜBİTAK desteği ile geliştirilen PhobiAR’ın ar-ge çalışmaları devam etmektedir. Uygulama 2021 yılı Haziran/Temmuz aylarında uzmanların kullanımı için satışa sunulacaktır.

PhobiAR akıllı telefon uygulamalarının ilk sürümü ise App Store ve Google Play Store’da yayınlanmış olup uygulamaların iyileştirme çalışmalarına devam edilmektedir.

Kaynaklar

  • Andersson, G. (2009). Using the internet to provide cognitive behaviour therapy. Behaviour Research and Therapy, 47, 175-180.
  • Andersson, G., Hesser, H., Veilord, A., Svedling, L., Andersson, F., Sleman, O., Mauritzson, L., Sarkohi, A., Claesson, E., Zetterqvist, V., Lamminen, M., Eriksson, T., & Carlbring, P. (2013). Randomized controlled non-inferiority trial with 3-year follow-up of internet-delivered versus face-to-face group cognitive behavioural therapy for depression. Journal of Affective Disorders, 151, 986-994.
  • Berger, T. (2014, October). Internet-based psychotherapy treatments. [Web article]. Retrieved from:
  • Campbell, L. F., & Smith, T. P. (2003). Integrating self-help books into psychotherapy. Journal of Clinical Psychology, 59(2), 177–186.doi:10.1002/jclp.10140
  • Hummel SB, van Lankveld J, Oldenburg HSA, et al.: [Efficacy of internet-based cognitive behavioral therapy in improving sexual functioning of breast cancer survivors: results of a randomized controlled trial](https://dx.doi.org/10.1200/JCO.2016.69.6021). J Clin Oncol. 2017, 35:1328–1340. [10.1200/JCO.2016.69.6021](https://dx.doi.org/10.1200/JCO.2016.69.6021)
  • Karyotaki E, Riper H, Twisk J, et al. Efficacy of Self-guided Internet-Based Cognitive Behavioral Therapy in the Treatment of Depressive Symptoms: A Meta-analysis of Individual Participant Data. JAMA Psychiatry.2017;74(4):351–359. doi:10.1001/jamapsychiatry.2017.0044
  • Kessler, R. C., Aguillar-Gaxiola, S., Alonso, J., Chatterji, S., Lee, S., Ormel, J., et al. (2009). The global burden of mental disorders: An update from the WHO world mental health (WMH) surveys. Epidemiologia e Psichiatria Sociale, 18(1), 23-33.
  • Kobak KA, Wolitzky-Taylor K, Craske MG, Rose RD: [Therapist training on cognitive behavior therapy for anxiety disorders using internet-based technologies](https://dx.doi.org/10.1007/s10608-016-9819-4). Cognit Ther Res. 2017, 41:252–265. [10.1007/s10608-016-9819-4](https://dx.doi.org/10.1007/s10608-016-9819-4)
  • Kumar, V., Sattar, Y., Bseiso, A., Khan, S., & Rutkofsky, I. H. (2017). The Effectiveness of Internet-Based Cognitive Behavioral Therapy in Treatment of Psychiatric Disorders. Cureus, 9(8), e1626.
  • Oromendia P, Orrego J, Bonillo A, Molinuevo B: [Internet-based self-help treatment for panic disorder: a randomized controlled trial comparing mandatory versus optional complementary psychological support](https://dx.doi.org/10.1080/16506073.2016.1163615). Cogn Behav Ther. 2016, 45:270–286. [10.1080/16506073.2016.1163615](https://dx.doi.org/10.1080/16506073.2016.1163615)

Bu yazı ilk olarak 20 Nisan 2021 tarihinde Bilim ve Ütopya dergisinin web portalında yayımlanmıştır. Portal yayından kaldırıldığı için metni burada yeniden yayımlıyorum.