
Bessel A. van der Kolk
Nobel Akademik Yayıncılık, 2018
Van der Kolk 30 yıldan fazladır travma alanında çalışan bir psikiyatri hekimi, araştırmacı, yazar. Travma alanında yaptığı katkılar ile hep öncü olmuş bir öğretmen.
Van der Kolk’un “Body keeps the score” adlı kitabı 2014 yılında piyasaya çıktı ve büyük bir beğeni ile karşılandı. Türkçeye de Doç Dr Önder Kavakcı ve Uzm Psk Hayal Demirci’nin çeviri editörlüğünde “Beden kayıt tutar” ismiyle çevrildi. Bu kitabında yazar, travmanın nasıl günlük yaşamın bir parçası olduğunu anlatmakla başlıyor. Meme kanserinin, otoimmün hastalıkların nasıl Birleşik Devletlerde Afganistan ve Irak savaşlarındakinden daha fazla insan öldürdüğünü gösteriyor. Kitaptan, bir bebek için ihmal edilmenin ne kadar büyük bedelleri olduğunu, travmatik yaşantıların beynimizde, bedenimizde ve genlerimizde nasıl yaralanmalara, değişimlere yol açtığını öğreniyoruz. Olumsuz çocukluk yaşantılarının kalp hastalıkları, kanser, akciğer hastalıkları gibi bir çok hastalığa yakalanmayı ne kadar arttırdığını öğreniyoruz. Travmanın etkilerinin bedenimize nasıl yerleştiğini ve ömür boyu nasıl bedeller ödettiği de anlatılıyor.
van der Kolk sorduğu sorular ve anlattığı olgu öyküleri ile okuyucusu ile hem söyleşiyor hem de onu eğitiyor. Terapi çalışmalarının nasıl aslında travmaya çare aramakla başladığını hatırlatıp, daha sonra etiyolojik temele yönelmekten nasıl vazgeçtiğini ve bugünkü psikiyatri psikoterapi anlayışının nasıl belirti bastırmaya çalışmasına dönüştüğünü öğreniyoruz. Yalnızca ABD’de yarım milyon çocuk ve gencin antipsikotik kullandığını, 2000 ile 2007 arasında 2-5 yaş grubunda antipsikotik kullanımının nasıl ikiye katlandığı da kitabın satırları arasında. Beden kayıt tutar, DSM anlayışına güçlü bir eleştiri yöneltiyor, yazarın yıllardır etiyolojiye yönelik çalışmalarına, uyarılarına nasıl kulak tıkandığını da en yakın tanıklıktan okuyoruz.
Beden kayıt tutar; nörobilim devriminin hastayı ve hastalıkları ele alışımızı nasıl değiştirebileceğini, alışılmış tedavi seçeneklerini daraltan bakış açılarını nasıl geliştirebileceğimizin de kanıtlarını sunuyor. Ona göre travmalarımız kaderimizi belirler, ancak bunun değiştirilmesi de mümkündür. van der Kolk, beden odaklı psikoterapilere dikkat çekerek, iyileşmenin nasıl olabileceğinin yollarını gösteriyor. Daha güvenli, yönetilebilir ve öngörülebilir bir dünya yaratabilmenin adımları konusunda da rehberlik ediyor. Ruh sağlığı profesyonelleri kadar, tüm sağlık çalışanlarının, öğretmenlerin, yöneticilerin, sosyal çalışmacıların mutlaka okuması gereken önemli bir başyapıt olduğu söylenebilir.
Bu yazı ilk olarak 8 Nisan 2019 tarihinde Bilim ve Ütopya dergisinin web portalında yayımlanmıştır. Portal yayından kaldırıldığı için metni burada yeniden yayımlıyorum.